Antibiyotikler: Hangi İlaçlar Doğmamış Çocuğunuza Zarar Verebilir?

Antibiyotikler: Hangi İlaçlar Doğmamış Çocuğunuza Zarar Verebilir?

Bakteriyel enfeksiyonlarla savaşmak için kullanılan ilaçlara antibiyotik denir. Mantar enfeksiyonlarıyla mücadele etmek için kullanılan ilaçlara antifungal, virüslerle mücadele etmek için kullanılan ilaçlara ise antiviral denir. Tüm bu ilaçlar anti-enjektif denilen bir grubun altında toplanır. Ancak bu yazımızda bu üç tür arasından antibiyotikler incelenecektir. Penisilin, tetrasiklin ve sulfa ilacı antibiyotikler arasında bilinen en kuvvetli ilaçlardır. Penisilin gibi dar spektrumlu antibiyotikler özel enfeksiyonlara saldırırlar. Tetrasiklin ya da ampisilin gibi geniş spektrumlu antibiyotikler ise daha geniş aralıktaki bakteriyel hastalıkların tedavisinde kullanılırlar.

Biliyor muydunuz?

Bazı bakteri türleri, antibiyotiklere karşı daha dirençlidirler. Kampilobakter, Salmonella, Şigella ve Vibriyo gibi gram negatif bakteriler için bu geçerlidir. Diğer bakteri türlerinin aksine bu bakterilerin her bir hücresinde çift zar bulunur. Bu özellikleri antibiyotiklere karşı daha dirençli olmalarını kısmen açıklar.

Antibiyotikler kullanışlı ilaçlar olsalar da sadece gerekli olduğu durumlarda kullanılmalıdır.

Bunun nedenleri:

  • Antibiyotiklerin mide bozulması gibi alerjik reaksiyonlar, doğum kusurları ve hatta ölüm gibi çok zararlı yan etkileri bulunmaktadır. Ayrıca, bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarla savaşırken antibiyotikler vücudun yararlandığı bakterileri de öldürmektedir. Bu durum, vücudun hastalığı önleme ve hastalıkla savaşma özelliğini gölgeler.
  • Antibiyotikler zamanla daha etkisiz hale gelebilir. Antibiyotiklerin çok fazla kullanılması bakterileri güçlendirebilir. Bunun sonucunda bakteriler tedaviye karşı direnç kazanabilirler. Bu durum, dünya çapında yaşanan çok ciddi bir meseledir. Antibiyotiklerin düşüncesiz, uygun olmayan ya da gereksiz yere kullanılması zamanla daha fazla dirençli bakterinin oluşmasına neden olur. Bu durum, tedaviyi giderek daha zor bir hale getirir.

Doktorlar antibiyotikleri gereksiz olduğu zaman yazmazlarsa hastalarda gereksiz risklere maruz kalmazlar. Bu durum özellikle hamilelik sırasında hem anne, hem de bebek hastalığa maruz kalabileceğinden daha çok geçerlidir. Bazı ilaçlar doğmamış bebeğe karşı tamamen zararsız olsa da bazı ilaçların doğum kusurlarına neden olduğu bilinmektedir.

Bu ilaçların kullanımının hamilelikte güvenli olup olmadığına dair çok az bilimsel çalışma bulunduğundan doktorlar genellikle hayvanlar üzerinde yapılmış çalışmalara ve bu ilaçları daha önce kullanan hamile kadınların deneyimlerine göre karar vermektedirler. 1979 yılında Gıda ve İlaç Kurumu ilaçlar için bir sınıflandırma sistemi geliştirmiştir. Bu sınıflandırmanın içinde anti-enjektif ilaçlar da bulunur. Sınıflandırma, doğmamış çocuğun üzerindeki etkilerine göre yapılmıştır.

Sınıflandırma Çalışmalar
Kategori A İlk üç aylık hamilelik döneminde bebeğin üzerinde herhangi bir risk gözlenmemiştir. Hamileliğin ilerleyen aylarında da risk oluştuğunu gösteren bir kanıt yoktur. Bebekte zarar oluşma olasılığı oldukça uzak görünmektedir.
Kategori B Hayvanların üremesi üzerine yapılan çalışmalar fetal risk göstermemektedir ancak hamile kadınların üzerinde yapılmış çalışma bulunmamaktadır ya da hayvanların üremesi üzerine yapılan çalışmalarda istenmeyen etki gözlenmiştir ancak hamileliğinin ilk üç ayında olan kadınlarda bu istenmeyen etkiler kontrollü çalışmalarla kanıtlanmamıştır. Hamileliğin ilerleyen zamanlarında da risk oluştuğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.
Kategori C Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, fetüs üzerinde anormalliklere ve ölüme neden olan istenmeyen eskiler göstermiştir, hamile kadınlar üzerinde yapılmış kontrollü bir çalışma bulunmamaktadır veya ne hayvanlar üzerinde, ne de hamile kadınlar üzerinde yapılan bir çalışma yoktur. Bu kategorideki ilaçlar sadece ilacın fetüse faydası, risklerden daha ağır bastığında kullanılmalıdır.
Kategori D Bebeklerde risk oluştuğunu gösteren kanıtlar vardır ama hamile kadınlarda ilacın kullanımının sağlayacağı faydalar bazı durumlarda risklere rağmen kabul edilebilirdir. Örneğin, hayati risk oluşturan bir durumda veya daha güvenli ilaçların kullanılamayacağı ya da etkisiz olacağı ciddi hastalıklarda bu kategorideki ilaçlar kullanılabilir.
Kategori X Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalar fetal anormalliklerin olduğunu gösteriyorsa, sadece insanlarda kullanımında fetal risk oluşuyorsa veya her ikisi birden geçerliyse ilaç bu kategoriye girer. Hamile kadınlarda ilacın kullanımından kaynaklanacak riskler, ilacın sağlayacağı faydadan daha büyüktür. Bu ilaçlar hamile olan veya hamile olma olasılığı olan kadınlarda kullanılmamalıdır.

Hamilelikte antibiyotik kullanımıyla ilgili genel birkaç kural:

1Antibiyotiklerin birçoğu kontrollü denemelerin olduğu çalışmalarla desteklenmediği için çoğu antibiyotik Gıda ve İlaç Kurumu tarafından Kategori B’ye sokulmuştur.

2Genel olarak, doğmamış bebeklerin organları ve dokuları gelişmekte olduğundan zarar görme olasılıkları yüksektir. Buna istisna olan tek ilaç, sulfa ilaçtır. Bu antibiyotik genellikle Septra ya da Bactrim gibi trimetoprim içeren başka antibiyotiklerle birlikte idrar yolu enfeksiyonlarını geçirmek için kullanılır. Septra bebekte kusura neden olmazken ve hamileliğin erken dönemlerinde kullanılabilirken yeni doğan bebeklerde sarılığa neden olabilir. Genellikle bu ilaç hamileliğin ilerleyen zamanlarında kullanılır.

3Antibiyotik seçimi; hedeflenen organizma, direnç ihtimali, hamilelik üzerindeki etkisi ve emzirme gibi pek çok faktöre bağlıdır. Çok az ilaç, amacının tersine etki gösterir. Aynı şekilde, çok az ilaç da evrensel olarak uygun görülür. Doktorunuz antibiyotik seçimini size açıklamalıdır. Böylece, ilacın riskleri ile faydalarını kendiniz düşünebilirsiniz.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...