Bipolar Bozukluk ve Yaratıcılık

Bipolar Bozukluk ve Yaratıcılık

Bipolar bozukluk yaşayan pek çok kişi kendilerinden son derece yaratıcı olarak bahsederler. Ünlü oyuncular, sanatçılar ve müzisyenlerde de bipolar bozukluk vardır. Oyuncu ve şarkıcı Demi Lovato, oyuncu ve kick-boks dövüşçüsü Jean-Claude Van Damme ve oyuncu CatherineZeta-Jones bu durumu yaşayan ünlülere birkaç örnek sadece. Bu rahatsızlığı yaşadığı düşünülen ünlüler arasındaysa ressam Vincent Van Gogh, yazar Virginia Woolf ve müzisyen Kurt Cobain bulunmaktadır. Peki, yaratıcılık ve bipolar bozukluk arasında bir ilişki bulunuyor mu?

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk, kişinin moralinde uç noktalarda değişimlere neden olan kronik bir akıl hastalığıdır. Duygu durumu, mutlu ve enerjik olunan taşkınlık (mani) haliyle çok üzgün ve dibe vurmuş hissetme (depresyon) arasında gider, gelir. Duygu durumundaki bu değişimler, haftada birkaç kez olabileceği gibi yılda sadece birkaç kez de yaşanabilir.

Üç tür bipolar bozukluk bulunur. Bu türler:

Bipolar bozukluğun farklı türleri olsa da hipomani, mani ve depresyonun belirtileri pek çok kişide aynıdır.

Yaygın olarak görülen bazı belirtiler:

Bipolar Bozukluk ile Yaratıcılık Arasında Bir İlişki Var mıdır?

Yaratıcı olan kişilerin çoğunda bipolar bozukluk olmasının bilimsel bir açıklaması olabilir. Pek çok çalışma, genetik olarak bipolar bozukluğa yatkınlığı olan kişilerin, sözel yeteneklere göre sanatsal alanlarda yüksek yaratıcılık seviyesine sahip olduğunu göstermektedir.

2015 yılında yapılan bir çalışmada araştırmacılar, 8 yaşındaki 2000 kişinin IQ’larına bakmış ve daha sonra bu kişiler 22 – 23 yaşlarına geldiğinde mani belirtisi gösterip göstermediğini ölçmüşlerdir. Yüksek IQ’su olan çocukların, hayatlarının ilerleyen aşamalarında bipolar belirtiler gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Bu yüzden araştırmacılar bipolar bozuklukla ilgili olan genetik özelliklerin, faydalı özelliklerin ortaya çıkmasına yardımcı olacağına inanıyorlar.
Başka bir araştırma grubu ise genetik, bipolar bozukluk ve yaratıcılık arasında bir bağlantı bulmuştur. 2015 yılında yapılan başka bir çalışmada araştırmacılar 86,000’den fazla kişide bipolar bozukluk ve şizofreni riskini artıran genleri anlayabilmek için DNA analizi yapmışlardır. Bu araştırmada, araştırmaya katılan kişilerin dans, oyunculuk, müzik ve yazarlık gibi yaratıcı alanlarla ilgilenip ilgilenmedikleri de not edilmiştir. Araştırmanın sonunda, yaratıcı kişilerin %25’inde yaratıcı olmayan kişilere göre bipolar ve şizofreniyle ilişkili genlerin taşındığı görülmüştür.

Bipolar bozukluğu olan herkes yaratıcı değildir ve yaratıcı olan herkes de bipolar bozukluk bulunmaz. Ancak, bipolar bozukluğa neden olan genlerle kişinin yaratıcı olmasını sağlayan genler arasında bir ilişki var gibi görünmektedir.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...