Depresyonun Beyin Üzerindeki Etkileri

Depresyonun Beyin Üzerindeki Etkileri

Depresyon; düşündüğünüz, hissettiğiniz ve davranış şeklinizi etkileyen bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon, birkaç günden birkaç yıla kadar sürebilecek üzüntü ve umutsuzluk hislerine neden olur. Bu durum, gün içinde ufak tefek şeylere üzülmekten ve hayal kırıklığı yaşamaktan farklıdır.

Depresyon Kısaca

Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.

  • Dikkat
  • Normal
Depresyon Nedir?

Kişilerde belli zamanlarda yada uzun süre devam eden nedensiz üzüntüler, ruhsal bunalımlar, hayattan tat alamama, durgunluk, karamsar olma, yorgunluk, bıkkınlık, konuşma ve hareketlerde isteksizlik gibi duygusal bozukluk halidir. Her yaşta ve cinsiyette görülebilir.

Neye Dikkat Etmeliyim?

Tekrar eden depresif bozukluğu olan hastaların durumu kritik olarak değerlendirilir. Bu nedenle düzenli doktor yardımı almaktan çekinmemelisiniz.

Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?

Depresyon için Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) bölümüne gidilir.

Depresyon

Bazı insanlar yaşamlarında sadece bir kez hafif depresyon yaşayabilirken, bazı kişiler yaşamları boyunca ciddi depresyon nöbetleri geçirebilir. Bu daha ciddi, uzun süreli ve yoğun depresyon şekli, majör depresif bozukluk olarak bilinir. Yaygın olarak kullanılan klinik depresyon veya majör depresyon ifadeleri bu durum için kullanılmaktadır.

Majör depresyon belirtileri okul, iş ve sosyal etkinlikler gibi günlük aktivitelere önemli ölçüde engel olmaktadır. Uyku ve iştah gibi çeşitli fiziksel işlevlerin yanı sıra ruh halini ve davranışları da etkiler.

Majör depresyon tanısının koyulması için, iki hafta boyunca gün içinde en az bir kez şu belirtilerin beş tanesini ya da daha fazlasını yaşıyor olmalısınız:

  • Sürekli mutsuzluk ve çaresizlik hissi
  • Önceden keyif aldığınız aktivitelere karşı ilgi kaybı
  • Aşırı kilo vermenin veya almanın eşlik ettiği iştah kaybı veya iştahın artması
  • Çok fazla ya da çok az uyku
  • Dinlenememe
  • Yorgunluk
  • Aşırı veya uygunsuz bir şekilde kendini suçlama ve değersizlik hissi
  • Karar verme, düşünme ve odaklanmada zorlanma
  • Ölüm ya da intihar hakkında düşünme
  • İntihar girişimi
Her yaştan insanda majör depresyon görülebilir, ancak bu hastalığın ortalama başlangıç ​​yaşı 32’dir. Yapılan bir çalışmaya göre, majör depresyon her yıl yaklaşık 14.8 milyon Amerikalı yetişkini etkilemektedir. Daha genel bir oran ise 18 yaşın üzerindeki ABD nüfusunun %6,7’sinin majör depresyondan etkilendiğini göstermektedir. Bu rahatsızlık, her 33 çocuktan 1’inde ve ergenlik çağındaki her 8 bireyden 1’inde görülmektedir. Depresyon hem çocuklarda, hem de yetişkinlerde psikolojik danışmanlıkla, antidepresan ilaçlarda veya her iki terapinin bir arada kullanıldığı kombinasyon tedavisi ile iyileştirilebilir.

Araştırmacılar, bazı kişilerde depresyonun neden ortaya çıktığını bilmeseler de şu faktörlerin bu hastalıkta rol oynayabileceğine inanıyorlar:

Depresyon Beyni Nasıl Etkiler?

Beyinde depresyonu etkileyen üç bölüm vardır: Hipokampus, amigdala ve prefrontal korteks.

Hipokampus beynin merkezine yakın bir yerde bulunur, anıları saklar ve kortizol denilen bir hormonun üretimini düzenler. Vücut, depresyon dönemleri dâhil olmak üzere bedensel ve zihinsel stresin yaşandığı zamanlarında kortizol salgılar. Stresli bir olay ya da vücuttaki kimyasal dengesizlik nedeniyle beyne aşırı miktarda kortizol gönderildiğinde sorunlar ortaya çıkabilir. Sağlıklı bir beyinde, beyin hücreleri yani nöronlar, bir kişinin yetişkin yaşamı boyunca dentat girus adı verilen hipokampüsün bir bölümünde üretilir. Ancak depresyonu olan kişilerde, kortizol seviyesinin uzun zaman boyunca yüksek olması yeni nöronların üretimini yavaşlatabilir ve hipokampustaki nöronların küçülmesine neden olabilir. Bu durum ise hafıza sorunlarına yol açabilir.

Prefrontal korteks beynin en önünde bulunur; duyguları düzenlemekten, karar vermekten ve anıları oluşturmaktan sorumludur. Vücut fazla miktarda kortizol ürettiğinde, prefrontal korteks de küçülür.

Amigdala, beynin zevk ve korku gibi duygusal tepkilerini oluşturmaktan sorumlu kısmıdır. Majör depresyonu olan kişilerde, kortizol seviyesinin yüksek olmasının sonucunda amigdala genişler ve daha aktif hale gelir. Beynin diğer kısımlarında anormal aktivite ile birlikte genişlemiş ve aşırı aktifleşmiş amigdala, uyku ve aktivite düzenlerinde bozulmalara neden olabilir. Ayrıca vücudun düzenli oranlarda hormon ve diğer kimyasalları salgılamasına neden olarak daha fazla komplikasyonun oluşmasına neden olabilir.

Birçok araştırmacı, yüksek kortizol seviyesinin beynin fiziksel yapısını ve kimyasal aktivitelerini değiştirmede en büyük rolü oynadığına ve majör depresyonun ortaya çıkmasını bu durumun tetiklediğine inanmaktadır. Normalde kortizol seviyesi sabahları yüksek olup, geceleri düşer. Ancak majör depresyonu olan kişilerde, geceleri bile kortizol seviyeleri daima yükselmektedir.

Tedavi Beyni Nasıl Değiştirebilir?

Uzmanlar, beyindeki kortizol ve diğer kimyasalların miktarının dengelenmesinin, hipokampüste oluşan herhangi bir değişikliği tersine çevirebileceğini ve bunun neden olabileceği hafıza sorunlarının tedavi edilebildiğini bulmuşlardır. Vücudun kimyasal seviyelerini düzeltmek de majör depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir.

Beyindeki kimyasalları dengelemeye yardımcı olarak depresyonun beyindeki olumsuz etkileriyle savaşabilecek yaygın olarak kullanılan birçok ilaç vardır.

Bu ilaçlar şunlardır:

Beyni Etkileyen Tedaviler

İlaçların yanı sıra, bazı tıbbi uygulamalar da majör depresyonun belirtilerini hafifletmek için beyni etkileyebilir.

Bu uygulamalar:

Hangi tedavilerin sizin için en uygun olabileceğini doktorunuzla konuşun.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...