Depresyonun Hayatı Etkilediği 5 Yön

Depresyonun Hayatı Etkilediği 5 Yön

Depresyon yıpratıcı bir hastalık olsa da büyümek için harika bir fırsat sunuyor. Depresyon yaşayan biri, depresyonun hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor:

Depresyon Kısaca

Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.

  • Dikkat
  • Normal
Endişelenmeli miyim?

Depresyonun erken teşhis edilmesi önemlidir. Depresyon ciddi durumdaysa kişiler intihar girişiminde bulunabilirler.

Ne Yapmalıyım?

Tekrar eden depresif bozukluğu olan hastaların durumu kritik olarak değerlendirilir. Bu nedenle düzenli doktor yardımı almaktan çekinmemelisiniz.

Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?

Depresyon için Psikiyatri (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları) bölümüne gidilir.

Depresyonun Hayatımı Etkilediği 5 Yön

“Çocukken, depresyonuma yetişkin üzüntüsünü derdim ve bunun hakkında çok az şey anlatırdım. Yıllar geçip ben büyüdükçe depresyonum da büyüdü. Doktora ya da hayatımın evresine bağlı olarak, , kalıcı depresif bozukluk, majör depresif bozukluk, bipolar tip 2 ve tanımlanmamış duygu durum bozukluğu tanısı gibi pek çok tanı konuldu.

Depresyonun tüm türleri, dünya çapında yaşayan 300 milyondan fazla insan için yıkıcı ve zayıflatıcı olabilir. Bu hastalık kalıcı ve akıllı bir hastalıktır. Çoğu zaman hayatta kalanların hayatta kalmaları ve iyileşmeleri için ihtiyaç duydukları yardıma ya da desteği hak etmediklerine kişiyi ikna eder.

Küçük yaştan itibaren depresyonla mücadele ettiğimden bu kötü manzarayı çok iyi öğrendim.

Arkadaşlık, iş, dersler ve özgüven gibi pek çok şeyi depresyon yüzünden kaybettim.

İnanıyorum ki en zor şey, depresyonla ilgili deneyimimin aslında benim daha eğlenceli bir hayata sahip olmamı sağlaması oldu.

Bunu söylüyor olmam depresyonun sağlıklı olmaktan daha iyi olduğuna inanıyor olmam değil. Aslında, akıl sağlığının korunması gerektiğine inanan biri ve akıl sağlığı uzmanı olarak, akıl sağlığıyla ilgili sorunların ve endişelerin çözümünde terapinin, ilaç kullanımının, kaynakların ve eğitimin gerekliliğine inanıyorum.

Ancak, yaşanılan her şeyin kişinin kendi kimliğini kazandırdığına inanıyorum. Bu durum, korkunç veya harika da olsa, ne yaşarsak yaşayalım yaşadıklarımızdan bir şeyler öğrenebileceğiniz anlamına gelir.

‘Kimsenin depresyon yaşamasını istemem. Ancak, hastalıklarla uğraştığım on yıllık tecrübemden yola çıkarak, depresyondan sağ çıkmanın beni daha iyi bir insana dönüştürdüğünü söyleyebilirim.’

1 Depresyon Şefkat Duygumu Büyüttü

Akıl hastalığı yaşadığınızda, boynunuz bükülür. Bu durum, hayatta sizi kalabalığın içinden hıçkırarak kaçmanıza ya da panik atak yüzünden arkadaşınızın partisinden erkenden ayrılmanıza neden olacak karar çaresiz bırakabilecek çok az şey var.

Duygularımızı saklamak için çok çalışıyoruz. Ama bazen, depresyon nöbetinin ortasında olduğumuzda öyle bir lüksümüz olmuyor.

Beni başkalarına karşı savunmasız ve açık bir şekilde duygusal hale getiren ruh hâlimdeki dalgalanmaları deneyimlemek, bana merhamet ve alçakgönüllülük hakkında çok şey öğretti.

Başkalarının mücadele ettiğini gördüğümde, bu duyguyu tanıyorum. Kendi yüzümdeki sıcaklığı, ellerimin titremesini, başkaları tarafından görüldüğümde hissettiğim utancı hatırlıyorum.

İncindiğime dair hatıralarım, başkaları için içten bir şefkat ve empati duymama neden oluyor. Bu şefkat, onları desteklemenin en iyi yolunu bilmeme de yardımcı oluyor.

2 Depresyon Kendimi Savunabilmeme Yardım Etti

Akıl hastalığını deneyimleyen herkes, ihtiyacınız olan yardımı veya hizmetleri almak için ne kadar sıkı ​​mücadele ettiğinizi bilir. Şu anda çok iyi bir sağlık ekibim olmasına rağmen, son 10 yıl içinde standart altı bakım aldığım pek çok durum oldu.

‘Böyle durumlar, kendimi daha iyi savunmama yardımcı oldu.’

Depresyon yaşasam da yaşamasam da günlük hayatımda başvurduğum, genel anlamda bozuk bir sağlık sisteminde ihtiyacım olanı almak için dişimle tırnağımla mücadele ederken gerek duyduğum becerileri geliştirdim.

Hak ettiğim yardımı kibarca nasıl talep edeceğimi biliyorum ve oraya ulaşmak için ne yapmam gerekiyorsa gereksin bunu elde etmem için gereken becerilere sahibim.

2 Depresyon Esnekliğimin ve Gücümün Farkına Varmama Yardımcı Oldu

Bir keresinde, bir kolej dans performansı için seçmelere girdikten sonra, güçlü ve kuvvetli kadınlardan oluşan bir kadro arayışında olduklarını açıklamada okuyunca vazgeçtim. Bu kadrodaki kadınlara benzemediğim doğruydu. Küçüktüm ve özensizdim. Ayrıca o zamanlar derin bir depresif dönemin içindeydim. Gözlerimin altında koyu halkalar vardı ve yürüdüğümde, zayıflıktan değil korkudan hafifçe sallanıyordum.

Bu seçmelerden vazgeçerek, toplumumuzun çarpık güç algısı hakkında delici bir farkındalık hissettim. Seçtikleri kadınların sağlam bacakları, ince belleri, şekilli kolları ve geniş gülümsemeleri vardı. Dünyayı zahmetsizce hareket ettirecek gibi görünüyorlardı.

Seçmelere zihinsel olarak hazırlanmam haftalar sürdü. İnsanların önünde olmaktan korkuyordum, kendi kırılganlığımdan ve her gün depresyonla çok derinden mücadele eden acımasızlıktan korkuyordum.

Gücün ne kadar yanlış anlaşıldığını, bir kişinin sahnede ne sıklıkla durabileceğini anladım. Bana göre gerginlikle dolu da olsa çirkin de olsa koreografiyi takip etmek güçlü olmaktı.

Akıl hastalığına yakalananların çoğunun, övünemedikleri şiddetli bir güç ve iradeye sahip olduklarına inanıyorum.

‘Derin umutsuzluk yaşamak, iyileşmek ve yaşamaya devam etmek için yollar aramaya devam etmek inanılmaz derecede güçlü bir şey.’

4 Depresyon, Özgün Arkadaşlar Edinmemi Sağladı

Arkadaşlarım, depresyonun derinliklerini gösterdiğim ve yine de benim yanımda kalan insanlardan oluşuyor.

Depresyon birçok şekilde bu insanları hayatıma getirdi. Bazıları hiç depresyon yaşamamışlar. Bazılarıysa yaşamış. Bizi bağlayan şey ise hepimizin kendimize has hayatımızı diğerleriyle paylaşması oldu. Benim içinse bu durum genellikle kazara oldu.

‘Zaman zaman, hastalığım yüzünden çok dürüst veya çok çaresiz davrandığımdan dostluklarım güçlendi ya da tamamen silindi.’

Onların ihtiyaçlarına destek olma ve sınır oluşturma konusunda yetersizliğimden ya da bu becerilerimin eksik olmasından dolayı çekip giden pek çok arkadaşım oldu. Ama geride kalan insanlar muhteşemler. Her gün parçası olduğum bu dostluk ve bağ beni etkiliyor.

Akıl hastalığıyla birlikte yaşamanın ve depresyona sahip olanları sevmenin çok büyük bir kısmının öz bakımın nasıl uygulanacağını, sıkı sınırların nasıl koyulacağını ve sizin ve başkalarının ihtiyaç duyduğu sınırların nasıl uygulanacağını öğrenmek olduğuna inanıyorum.

Ayrıca, birbirimize ve kendimize iyi baktığımız zaman derin ilişkilerin oluşma ihtimalinin olduğuna inanıyorum.

5 Depresyon Bana Küçük Şeyler için Minnettar Olmayı Öğretti

Hayatımın büyük bir kısmını depresyonla yaşamak, farkındalığımı artırarak hayatımda görmezden geldiğim küçük ve sıradan şeylere açtı.

‘Depresyon; yıkıcı, tehlikeli ve çoğu zaman yaşamı tehdit eden bir durum. Ama eğer bana sihirli bir değnek verilseydi ve geçmişte yaşadığım tüm mücadeleleri silebileceğimi söyleselerdi bu sihirli değneği istemezdim’

Bu günlerde, en sıradan şeylerde saf ve büyük bir sevinç buluyorum. Yağmurlu bir günde parlak sarı bir yağmurluk görmek, başını hareket hâlindeki arabanın penceresinden dışarı çıkaran bir köpeğin kulaklarını çılgınca hareket ettirmesi, temiz ve yumuşak nevresimlerde ilk kez uyumak gibi.

Depresyon atlatıldıktan sonra o zaman her şeye tekrar odaklanabilirsiniz ama bu sefer, öncekinden daha da keskin bir şekilde. Bu keskinlik, benim depresyona duyduğum minneti büyütüyor.

Depresyon gibi büyük, acı verici şeylerin sık sık işkence veren ve korkunç bir şeymiş gibi hissettirdiğini biliyorum. Yine de bu durum sonunda sona erdiğinde sizi önemli, güçlü ve dirençli yapıyor.”

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...