Dibe Vurmanın Aydınlık Tarafı

Yatağın köşesine oturdu, fark edilecek kadar titriyordu. Uykusuzluk zihniyle oyun oynuyordu. Nefes alması bile zorlaşmıştı. Otomatik olarak gerçekleşen bir fonksiyon şimdi oksijen almak için rahatsız bir mücadeleye dönüşmüştü. Panik, hiç kaybolmayacakmış gibi duran karanlık ve kaygı verici bir bulut gibi her tarafını kaplamıştı.

Her zaman böyle değildi aslında. Daha birkaç hafta önce, gayet sağlıklıydı. Mutluydu. Nefes alabiliyordu.

Ama bir şey değişti ve dünyası başına yıkıldı. Sonraki haftalarda, daha da kötüleşti ve artık en dibe vurmuştu. Birazcık uyumak istiyordu ama gözlerini kapattığı anda nefes alamıyordu. Gerçeklik kabus olmuştu.

Hayat Bize Sürpriz Yapabilir

Hikayedeki adam bendim. Bir dizi talihsiz olay neticesinde beni neredeyse felç eden anksiyeteye yakalanmıştım. Belki kimyasal bir dengesizlikti. Belki perspektifimdeki negatif bir değişimdi. Ya da belki bir örümcek ısırığının bilinmeyen etkisiyle bu hale gelmiştim. Ne olursa olsun, aklımı oynatıyordum ve buna inanamıyordum.

En dibe vurmuştum ve kendim için düşündüğümden çok daha alçak bir noktaydı.

Gerçek sürpriz ise bunun başıma gelen en iyi şeylerden biri olacağıydı.

En dip nokta, yalnız bir yerdir. Başka insanların normal hayatlarını yaşadığını görürsünüz ve neden sizin de onlar gibi olamadığınızı merak edersiniz ya da eskiden siz de öyleyken neden böyle oldu diye düşünürsünüz? Orada olmanızın adil bir tarafı yoktur ama maalesef bir “reset” butonuyla yeniden başlama şansınız da yoktur. Bir inkar mekanizması gelir ve gider. Umudun parlak ışığı ise giderek sönmektedir.

İnsan Hayatını Yeniden İnşa Etmek

Vücudumuzun iç çalışmaları insan hayatının nasıl işlediğiyle ilgili önemli bir şey söyler. Eğer ağır bir yükü tekrar tekrar kaldırırsanız, kas liflerinizde küçük yırtıklar oluşacak ve kaslarınız zarar görecektir. Ama sonra inanılmaz bir şey olur.

Vücut kasları onarır ve öncekinden biraz daha güçlü yapar, muhtemelen yeni bir duruma uyum sağlaması için. Ne kadar tekrarlarsanız ve ağırlığı artırırsanız, o kadar güçlü olursunuz. Çoğu insan bu süreçten haberdardır.

Peki ya vücudunuz o yırtıkları kabullenmeyi reddederse? Vücudunuz yırtıkları onarmazsa ne olur?

Kaslarınız güçlenemez, yavaş yavaş erir ve zayıflar, sonra da ölürler.

Hayatınız da aynı şekilde işler. Hayatınız yara aldığında veya cesaretiniz söndüğünde, bu problemin üstesinden gelmek mental dayanıklılığınızı artıracaktır. Ama bu problemin üstesinden gelmek için, bulunduğunuz pozisyonu kabullenmeniz hatta onu benimsemeniz gerek. En diptesiniz ve X, Y, Z, problemleriniz var. Şimdi kendinizi onarma zamanı. Bunun en iyi tarafı ise: Dibe Vurmanın Aydınlık Tarafı.

Hayat, 2. Round

Hayatta “reset butonu” olmasa da en dibe vurmak bu etkiyi gösteriyor. Dibe vurduğunuzda, eskiden olduğunuz yere yavaş yavaş tırmanmak zorundasınız. Ve bu kez hayat tecrübesine sahipsiniz. Başarısızlık mükemmel bir eğitimdir ve en dibe vurmak size çok şey öğretir.

Donald Trump veya Dave Ramsey’i düşünürüm. Bu iki adam iflas ettikten sonra iş dünyasının tepesine tırmanmış adamlar, çünkü dimdik yere çakılmalarından çok şey öğrendiler.

Ve tabi ki, kendimi düşünürüm.

Şu an, mental sağlığım mükemmel durumda. Sakinim, kendime güveniyorum ve rahatım. Olaylar beni mental çöküşümden önceki zamana göre çok daha az kaygılandırıyor. Çünkü endişeli olmanın tamamen gereksiz olduğunu, hayatımı ve sağlığımı perişan ettiğini öğrendim. Bunu bir kitaptan öğrenmedim. Bunu kendi başıma yaşayarak, mecburen öğrendim.

Acı vericiydi, ama buna değdi.

Hayatımı Yeniden Nasıl İnşa Ettim?

Bir peri masalı anlatmayacağım. Gerçekten zor ve tatsız bir geri dönüş oldu. Bir yıldan fazla sürdü ve süreç yavaş işliyordu. 20 küsür yıl sağlıklı yaşamış bir insanın mental olarak bu hale gelmiş olması şoke ediciydi. Tanıdığım insanlar arasında en sağlıklısı bendim. Hayatı nasıl gördüğümü tekrar öğrenmem gerekiyordu.

İlk başlarda beyaz tahtamın üstüne ellerim titreyerek şunları yazdım:

-Güçlüyüm.
-Sağlıklıyım.
-Kendime güveniyorum.

Yazdığım zaman, bunların hiçbiriydim ama onları sürekli görebileceğim bir yere yazdım.

Temelsiz korku ve endişelerimi yavaş yavaş gerçeklerle yer değiştirdim. Basketbol gibi eskiden severek yaptığım bazı aktivitelere geri döndüm. Düşüncelerimi analiz edip, kötü olanları ayıklamak konusunda bir yetenek geliştirmiştim. Bu yetenek bana bugün de hizmet ediyor.

Normalleştikçe, dış kabuğum güçlendi. Korkum tüm zamanların en alt noktasına indi. İşte, çaresizliğin derinliklerinden geri dönmüştüm. Korkulacak pek bir şey kalmamıştı, ki bu en dibe vurmanın en büyük yararı. En büyük kabusunuzdan sıyrılmayı başardığınızda, ondan çok daha az korkuyorsunuz. Hatta yabancı biriyle konuşmak da çok daha kolay geliyor, çünkü karşılaştırıldığında, bu hiçbir şey.

Korku

Korku gölgede işler. Saklı durmaktan ve gizemli durmaktan hoşlanır. Bir soru işareti olur. Mental çöküşümde korkuyla çok yakından tanışma fırsatım oldu ve fark ettim ki, korku aklın bir oyunundan başka bir şey değil. (şu an bunda çok daha iyiyim)

İnsanlar ilk konuşmalarından sonra halk içinde konuşmaktan çok daha az korkarlar. En dip noktaya ulaştığınızda da artık en dip noktadan daha az korkuyorsunuz. Orayı yaşayıp, oradan kurtulmuş olmak, riske girmek ve hayatınızı istediğiniz gibi yaşamak için güven veriyor. Tecrübe korkuyu öldürüyor çünkü korku çoğu zaman bilinmeyene karşıdır, ama tecrübe onu bilinir hale getiriyor.

Eğer en dibe hiç varmadıysanız, hayal gücünüzü kullanın. Gerçekten dibe vurmak kadar efektif olmaz, ama yardımcı olabilir.

En büyük korkunuz her neyse, onu bütün detaylarıyla gözünüzde canlandırın. Onu kontrol edebileceğinizi düşünene kadar canlandırmaya devam edin (ayı tarafından saldırıya uğramak gibi bir şey olmadıkça). Biraz rahatsız edici ve zor olabilir ama onu kontrol edebilirsiniz. Bizler dirençli yaratıklarız.

Ortadayken ya da üstteyken korku sizi kontrol edebilir ama en dipteyken değil. En dibe bir kez vurduğunuzda, köşeye sıkışmış bir hayvan gibi, tehlikeli olursunuz.

En dipte veya oraya yakın bir yerde olanlar pozisyonunuzu kabullenin ve bundan gelecek faydaları bekleyin. Daha güçlü bir insan olarak buradan çıkacaksınız.

15 yorum

Tüm yorumları göster
  1. yasamis gormus
    22 Mayıs 2015
  2. peri
    4 Haziran 2015
  3. ergulay
    31 Ekim 2015
  4. umutolsun
    8 Kasım 2015
  5. Uzumaki Naruto
    18 Ocak 2016
  6. tugce
    28 Ocak 2016
    • evren
      4 Mayıs 2016
    • Fatih
      27 Haziran 2016
  7. Gülçin
    13 Şubat 2016
  8. mehmet
    27 Mayıs 2016
  9. Boran
    7 Kasım 2016
  10. Cüneyt
    10 Kasım 2016
    • bunalım
      26 Kasım 2016
  11. UZMAN
    14 Aralık 2016

Yorum yaz