Doğum Sancısı ve Doğum: Ne Zaman Tıbbi Bakım Almalıyım?

Doğum Sancısı ve Doğum: Ne Zaman Tıbbi Bakım Almalıyım?

Hamile kadınların çoğu doğum sırasında sorun yaşamaz. Ancak, doğum sancısı ve doğum sırasında sorunlar oluşabilir ve bazı sorunlar anne ya da bebek için hayatı tehdit edebilir.

Doğum Sancısı ve Doğum Kısaca

Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.

  • Dikkat
  • Normal
Endişelenmeli miyim?

Hamilelik hem endişeli hemde bir o kadar heyecanlı bir bekleyiştir. Bu süreç boyunca bilgili davranmak oluşabilecek her türlü riskleri minimalize edebilmektedir.

Neye Dikkat Etmeliyim?

Hamilelikte düzenli kontroller çok önemidir. Ve yapacağınız her şeyi doktor kontrolünde yapmalısınız.

Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?

Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için düzenli olarak Kadın Hastalıkları Ve Doğum bölümüne gitmelisiniz.

Doğum Sancısı ve Doğum Sırasında Yaşanan Sorunlar

Oluşabilecek muhtemel sorunların arasında şunlar bulunur:
Doğum sancısının hamleliğin 37. haftasından önce başlamasıyla karakterize edilen erken doğum
Doğum sancısının çok uzun sürmesiyle karakterize edilen doğumun uzaması
Bebeğin anne rahmindeki duruşunun değişmesiyle oluşan anormal pozisyonlar
Göbek bağının düğümlenmesi ya da dolanması gibi göbek bağıyla alakalı sorunlar
Köprücük kemiğinin kırılması ya da oksijen yetmezliği gibi bebekte doğum sırasında oluşan yaralanmalar
Aşırı kanama ya da enfeksiyon gibi annede doğum sırasında oluşan yaralanmalar
Düşük

Bu sorunlar ciddi olup endişe verici durabilir ama nadir görülmediklerini aklınızda bulundurun. Doğum sancısı çekerken veya doğum sırasında oluşabilecek bu tıbbi sorunların belirtilerini nasıl anlayacağınızı öğrenerek kendinizi ve bebeğinizi koruyabilirsiniz.

1 Kendiliğinden Doğum

Doğum sancısının tam olarak nasıl ve neden başladığı anlaşılamasa da hem annede hem de bebekte bazı değişikliklere neden olduğu son derece açıktır.

Şu değişikliklerin olması doğumun başlamasına işaret eder:

2 Membran Rüptürü (Suyun Gelmesi)

Normal bir hamilelik sırasında doğum sancısıyla birlikte su gelir. Bu durum genellikle membran rüptürü ya da bebeği çevreleyen amniyotik kesenin açılması olarak ifade edilir. Membran rüptürü, hamileliğin 37. haftası civarında yaşandığında erken membran rüptürü olarak bilinir.

Hamile kadınların %15’inden daha azı erken membran rüptürü yaşar. Çoğu vakada, suyun gelmesi doğumu başlatır. Erken doğum sancısının yaşanması, bebeğiniz için pek çok risk oluşturabilecek erken doğuma yol açabilir.

Doğum sancısı başlamadan önce membran rüptürü yaşayan kadınların çoğu, vajinalarından sürekli ve kontrol edilemez bir sıvı akışı hissederler. Bu sıvı, sıklıkla erken doğumla ilişkilendirilen vajinal mukusun artmasından farklıdır.

Erken membran rüptürünün oluşma nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak, araştırmacılar birkaç tane risk faktörünün bu durumda etkisi olabileceğini bulmuşlardır.

Bu riskler:
Enfeksiyonun olması
Hamilelik sırasında sigara kullanılması
Hamilelik sırasında uyuşturucu kullanılması
Önceki hamileliklerde suyun kendiliğinden gelmesi
Hidramniyoz olarak da bilinen çok fazla amniyotik sıvının olması
Üçüncü trimesterde kanamanın yaşanması
Vitamin eksikliğinin olması
Vücut kitle indeksinin düşük olması
Hamilelik sırasında bağ doku veya akciğer hastalıklarının olması

Membran rüptürü zamanında veya erken yaşanmışta olsa suyunuz gelir gelmez hastaneye gitmelisiniz.

Aniden suyu gelen kadınların doğuma alınmadan önce, hamile kadınlarda ve bebeklerinde ciddi enfeksiyonlara neden olan B grubu streptokok bakterisi için kontrol edilmeleri gerekmektedir.

Suyunuz doğum sancınız başlamadan önce geldiyse şu durumlardan biri size uyuyorsa antibiyotik kullanmalısınız:

  • Streptokok boğaz ağrısı gibi B gurubu steptokok enfeksiyonunuz varsa
  • Beklenen doğum tarihinden erkense ve B grubu streptokok enfeksiyonunun belirtilerini gösteriyorsanız
  • B grubu streptokok enfeksiyonu olan başka bir çocuğunuz varsa

Hastanede sadece membran rüptürü için tedavi görürsünüz. Membran rüptürü yaşayıp yaşamadığınızdan emin değilseniz kasılmalarınız olmasa bile bir an önce hastaneye gitmelisiniz. Doğum sancısı başladığında dikkatli davranıp acilde olmanız çok daha iyi olacaktır. Evde kalmanız şiddetli enfeksiyonları ve bebeğiniz için diğer sağlık sorunları riskini artıracaktır.

3 Vajinal Kanama

Hamilelik sırasında yaşanan her türlü vajinal kanamanın ciddi bir sorun anlamına gelmediğinin anlaşılması için dikkatli bir değerlendirmeden geçirilmesi gerekir. Vajinal lekelenmeler özellikle vajinada baskı, vajinal akıntı ve baskı arttığında artar ve genellikle doğum sancısının başlamasıyla ilişkilendirilir. Vajinal kanama ise, eğer kanama şiddetliyse veya kanama acıya neden oluyorsa genellikle daha ciddi bir durumdur.

Hamilelik sırasında görülen vajinal kanama rahimde oluşan şu sorunlardan dolayı ortaya çıkabilir:

  • Plasentanın kısmen ya da tamamen annenin rahim boynunu engellediği plasenta previa
  • Plasentanın doğumdan önce rahmin iç duvarlarına tutunduğu plasental abrupsiyon
  • Hamileliğin 37. haftasından önce vücudun doğum yapmaya hazırlandığı erken doğum

Hamilelik sırasında ciddi bir şekilde vajinal kanama görürseniz bir an önce doktorunuzu aramalısınız. Doktorunuz ultrason gibi çeşitli testler yapmak isteyebilir. Ultrason, noninvaziv bir yöntemdir ve vücudun içinin görüntülenmesi için ses dalgalarını kullanarak acı vermeden görüntü oluşturur. Bu test, doktorunuzun plasentanın yerini bulmasına ve ne gibi risklerin oluşabileceğini anlamasına yardımcı olur.

Doktorunuz, ultrason muayenesinden sonra pelvik muayene de yapmak isteyebilir. Pelvik muayene sırasında doktorunuz vajina duvarlarını açmak ve vajinanın içiyle rahim boynunu görmek için kanal genişletme cihazı kullanabilir. Doktorunuz vulvayı, rahmi ve yumurtalıkları da muayene edebilir. Bu muayeneyle doktorunuz kanamanın nedenine karar verebilir.

4 Fetüsün Hareketlerinin Azalması

Bebeğin hamileyken ne kadar hareket ettiği pek çok etkene bağlıdır.

Bu etkenler:
Anne karnındaki bebek en çok 34 ile 36. haftalar arasında aktif olduğundan hamileliğin aşaması
Anne karnındaki bebek genellikle geceleri aktif olduğundan günün saati
Anne dinlenirken bebek daha hareketli olacağından yapılan aktiviteler
Bebek, şekere ve kafeine tepki vereceğinden beslenme düzeni
Anneyi uyaran ya da yatıştıran şeyler, bebeği de etkileyeceğinden kullanılan ilaçlar
Bebeğiniz seslere, müziğe ve yüksek gürültülere tepki vereceğinden çevrede bulunan şeyler

Bu konudaki genel kural bebeğin akşam yemeğinden sonraki bir saat içinde en az 10 kez hareket etmesidir. Ancak hareketlilik, plasentadan bebeğin aldığı oksijen miktarına, besinlere ve sıvılara bağlıdır. Bebeğin etrafını çevreleyen amniyotik sıvıya da bağlı olabilir. Bu etkenlerden herhangi birinde aksaklık olursa bebeğin hareketlerinde gerçek anlamda veya algılanan boyutta azalma olabilir.

Bebeğiniz seslere ya da meyve suyu içmek gibi hızlı bir şekilde kalori alımınıza tepki vermiyorsa fetüs hareketinin azalması durumunu deneyimliyor olabilirsiniz. Fetüsün hareketlerindeki herhangi bir azalma, kasılma ya da başka sorunlar yaşamıyorsanız bile hemen değerlendirilmelidir. Bebeğin hareket seviyesinin azalıp azalmadığına karar vermek için bebeğin gözlenmesini içeren testler yapılabilir. Bu testler sırasında doktorunuz bebeğin kalp hızını kontrol edip, amniyotik sıvının seviyesini ölçecektir.

Soru: 

Doğum sancısı ve doğum sırasında komplikasyonları önlemek için ne yapılabilir?

Cevap:

Bazı vakalarda, doğum sancısı ve doğum sırasında oluşan komplikasyonları önlemenin hiçbir yolu yoktur. Komplikasyonlardan kaçınmanıza yardımcı olması için şu ipuçlarından faydalanabilirsiniz:

-Doğum öncesi kontrol muayenelerine her zaman gidin. Komplikasyon için yüksek risk altındaysanız hamileliğiniz boyunca ne olduğunu bilmek doktorunuza yardımcı olabilir.

-Dürüst olun. Hemşirenin sorduğu her soruya doğru bir şekilde cevap verin. Sağlık uzmanları, oluşabilecek sorunların önlenmesi için her şeyi yapmak isteyecektir.

-Dengeli beslenip, kilo alımınızı kontrol ederek sağlıklı kalın.

-Alkol, uyuşturucu ve sigara kullanmayın.

-Sahip olduğunuz hastalıkları tedavi edin.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...