Doğum Sancısı ve Doğumla İlgili Bir Sorunuz mu Var?

Doğum Sancısı ve Doğumla İlgili Bir Sorunuz mu Var?

Dokuz aylık hamilelikten sonra, bebeğinizle tanışmaya çok yakınsınız. Özellikle ilk çocuğunuza hamileyseniz, doğum sancısı ve doğum konusunda kendinizi gergin hissedebilirsiniz. Doğum sancısı ve doğum hakkında kafanıza takılabileceğini düşündüğümüz soruların listesini hazırladık ve endişelerinizi yatıştıracak cevaplar hazırladık.

Doğum Sancısı ve Doğum Kısaca

Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.

  • Dikkat
  • Normal
Neden Önemlidir?

Hamilelik hem endişeli hemde bir o kadar heyecanlı bir bekleyiştir. Bu süreç boyunca bilgili davranmak oluşabilecek her türlü riskleri minimalize edebilmektedir.

Neye Dikkat Etmeliyim?

Hamilelikte düzenli kontroller çok önemidir. Ve yapacağınız her şeyi doktor kontrolünde yapmalısınız.

Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?

Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için düzenli olarak Kadın Hastalıkları Ve Doğum bölümüne gitmelisiniz.

Doğum Sancısı ve Doğum

Doğumda Kimler Yanımda Olabilir?

Doğum sancısı çekerken ve doğum anında yanınızda olmasını istediğiniz kişiyi seçebilirsiniz. Bu konuda, hastanenizin veya doğum merkezinizin yönergelerini dikkate almanız gerekecektir. Çoğu hastane ve doğum merkezi, kadınları destekleyecek birilerinin olmasını teşvik etmektedir. Doğumda size destek olacak kişi, doğum sırasında rahatlama ve konfor teknikleri ile size rehberlik ederek size yardımcı olmaya odaklanmalıdır. Eşiniz veya size destek olması için seçtiğiniz kişi, ilaçların kullanımı ve invaziv prosedürler hakkında ne hissettiğinizi de bilmelidir. Böylece kendi adınıza konuşamayacağınız durumlarda bile bu kişiler sizin isteklerinizi iletebilirler. Doğum sırasında size destek sağlayan kişinin sizi teşvik etmesini, alnınızı süngerle temizlemenizi veya bacaklarınızla omuzlarınızı desteklemesi iyi olacaktır.

Hemşireniz hastanede veya doğum merkezinde olduğunuz süre boyunca birincil bakıcınız olacak ve doktorunuz ya da ebeniz yanınızda olmadığında genellikle hemşireniz sizi kontrol etmeye gelecektir. Ne bekleyeceğinizi bilmeniz için, doğum sancısı çekerken ve doğum sırasında yanınızda olacağınız konusunda ebenizle veya doktorunuzla konuşmalısınız. Bazı hastanelerde doğumla ilgili yardım isteyebileceğiniz öğrenci hemşireler ve doktorlar da vardır. Bu sizin için uygunsa, hemşirenize veya doktorunuza bildirebilirsiniz.

Ne Zaman İteceğimi Nasıl Anlayacağım?

Ebelik ve Kadın Sağlığı Dergisi(Journal of Midwifery & Women’s Health)’ne göre, rahim boynu tamamen açılıp 10 santimetreye ulaştığında itmeye yani ıkınmaya başlayabilirsiniz. Ağrı tedavisi almadıysanız, itme isteği genellikle güçlü olur. İtme size bir enerji patlaması verecektir. Çoğu kadın için itmemek değil itmek daha iyi hissettirir. İtme, içgüdüsel olarak yapılır ve anne bu durumun yapılması gereken bir şey olduğunu düşündükçe itmenin yapılması zorlaşır.

Epidural kullanıldıysa, acı veren deneyimlerin çoğunu hissetmezseniz ancak yine de bir baskı hissedeceksiniz. Epidural kullanıldığında itme isteği bazı kişilerde hissedilebilir, bazı kişilerde ise hissedilemez. Kas koordinasyonunuzun etkili bir şekilde itmek için kullanılması biraz daha zor olacaktır. İtme çabanıza yardımcı olması için hemşirenize, ebenize veya doktora güvenmek zorunda kalabilirsiniz. Epidural kullanılan kadınların çoğu etkili bir şekilde bebeği itebilirler. Bu nedenle bebeğin doğumu için forseps veya vakum gibi yardımcılara gerek olmaz. Çok uyuştuysanız rahim, bebeği aşağı doğru itmeye devam ederken, bazen hemşire veya doktor rahat bir şekilde dinlenmenizi teşvik edecektir. Bir süre sonra, epiduralin gücü azalacak ve iterken kaslarınızı daha çok hissedebileceksiniz. Bunun sonucunda bebeği doğum kanalının ilerisine doğru itebilirsiniz. Böylece doğum ilerler.

Etkili bir şekilde itmek için derin bir nefes almanız, akciğerlerinizde tutmanız, çenenizi göğsünüze çekmeniz ve bacaklarınızı da göğsünüze doğru çekmeniz gerekecektir. Bu koşullar çömelme (squat) yaparken de geçerlidir. Kadınlar, bebeği doğururken bağırsak hareketlerini yaparken kullandıklarıyla aynı kasları kullanırlar. Bu kaslar çok güçlüdür ve bebeğin doğmasına yardım etmekte etkilidirler. Bu kaslar kullanılmadığında doğum önemli ölçüde uzayabilir.

Bazı kadınlar, bu kasları itmek için kullanırlarsa kazara dışkının çıkmasından korkarlar. Bu sık rastlanan bir durumdur. Böyle bir şey yaşanırsa utanmamalısınız. Hemşire hızlı bir şekilde temizleyecektir. Sonuçta, bebeğin doğmasına izin vermek için her şeyin yoldan çekilmesi gerekiyor.

Ne Kadar İteceğim?

Bebeği doğum kanalından, kasık kemiğinin altından ve vajinal açıklıktan geçirmek için gereken süre birçok faktöre bağlıdır. Mayo Clinic’e göre, bebeği itmek kişiye göre birkaç dakikadan birkaç saate kadar değişkenlik gösteren bir süreçtir. Zamanlama, bahsedeceğimiz faktörlere bağlı olarak değişir.

İlk değişken, daha önce sezaryen geçirmiş olsanız bile bunun ilk doğumunuz olup olmadığıdır. Pelvik kaslarınız, bebeğin doğumuna uyum sağlamak için hiç esnemedikleri zaman sıkıdır. Doğum yapmak için kasların esneme süreci yavaş ve istikrarlı olabilir. Genellikle sonraki doğumlarda bebeği doğurmak uzun sürmez. Birkaç bebeği olan bazı kadınların kasları daha önce gerildiğinden bebeği doğurmaları için sadece bir veya iki kez itmeleri gerekebilir.

İkinci faktör annenin pelvisinin büyüklüğü ve şeklidir. Pelvik kemikler büyüklük ve şekil olarak değişebilir. Güzel, geniş bir yuvarlak açıklığın olması idealdir. Bazı pelvik açıklıklar büyük ve küçük olabilir, ancak bebekler bu duruma genellikle uyum sağlar. Nadiren, küçük bir bebeğin geçmesi için bile çok dar açıklıklar olabilir. Doktorunuz küçük bir pelvisinizin olduğunu söylediyse, doğum sancısı başlatılacak ve pelvisin bebeğin geçebileceği kadar açılması ihtimali oluşturulacaktır.

Üçüncü faktör, bebeğin büyüklüğüdür. Bebeklerde kalıcı bir şekilde sabitlenmeyen kafatası kemikleri vardır. Bu kemikler, doğum sırasında kayabilir ya da üst üste binebilir. Bu gerçekleşirse, bebek koni kafa olarak bilinen uzun bir kafa ile doğacaktır. Kafa bir ya da iki gün içinde yuvarlak bir şekle dönecektir. Bebeğin başı, annenin pelvisinin uyum sağlayabileceğinden daha büyük olabilir. Ancak bu, vajinal doğum başlatılana kadar genellikle belirgin değildir. Çoğu anneye, öngörülen herhangi bir komplikasyona bağlı olarak vajinal yolla doğum yapma olanağı verilir. Ayrıca, eğer bir kadın daha önce sezaryen geçirmişse, rahim rüptürü için daha büyük bir risk vardır. Bu durumda bazı doktorlar vajinal doğum yerine sezaryen doğum önerebilir.

Dördüncü faktör, bebeğin başının pelvis içindeki pozisyonudur. Normal vajinal doğumda, bebek rahimden ilk başı çıkacak şekilde konumlanmalıdır. Kuyruk kemiğine dönük olmak ideal bir durumdur. Buna anterior pozisyon denir. Bebek pubik kemiğe doğru baktığı zaman arka pozisyon olarak adlandırılır ve doğum daha yavaş olabilir. Bu durumda, anne daha fazla acı çekebilir. Bebekler yukarı bakacak şekilde de doğurulabilir, ancak bazen anterior pozisyona döndürmeleri gerekir. Bebekte arka pozisyondayken itme genellikle daha uzun sürer.

Beşinci faktör doğum sancısının gücüdür. Güç, kasılmanın ne kadar güçlü olduğunu ve annenin ne kadar ittiğini gösterir. Kasılmalar rahim boynunun genişlemesine yardımcı olur ve rahim boynunu tamamen açacak kadar güçlü olurlarsa bebeğinizi doğurmanıza yardımcı olacak kadar da güçlü olurlar. İyice itme ve diğer faktörler güzel bir denge kurduğunda bebek büyük ihtimalle bir veya iki saat içinde doğacaktır. Bu süre daha kısa veya daha uzun olabilir. Cesaretiniz kırılmasın, uğraşmaya devam edin!

İteklediğim Hâlde Bebek Doğmazsa?

Bazen bebeğin dışarı çıkmak için ekstra yardıma ihtiyacı vardır. Toplayabileceğiniz tüm gücünüzle itiyor olsanız da, enerjiniz azalmış olabilir ve yorgunluk nedeniyle itme, bebeğinizi doğuracak kadar güçlü olmayabilir. Açıklık bebeğin geçebileceğinden dar olabilir ya da bebeğin çıkması için döndürülmesi gerekebilir. İki ila üç saat boyunca ittikten sonra doktorunuz veya hemşireniz siz itmeye devam ederken bebeği bir aletle çıkarmaya yardımcı olacaktır.

Bu durumlarda kullanılabilecek aletler forseps ve vakumdur. Bu aletler, bebek görülemez durumdaysa ve kolayca ulaşılabilir değilse kullanılmamalıdır. Doktorunuz bebeği çekmeyecektir. Bu süreçte siz itmeye devam ederken bebek sadece yönlendirilir.

Epizyotomi Gerekir mi?

Epizyotomi, bebeğin çıkacağı açılımı büyütmek için vajinanın tabanında bir kesik atılmasıdır. Geçmişte, doktorlar tüm bebeklerin doğması için epizyotomiye ihtiyaç duyduğuna inanıyorlardı. Sutter Health’e göre, ilk kez anne olanlar için ulusal epizyotomi oranı %13’ten azdır. Ancak, ilk kez doğum yapan kadınların yaklaşık %70’i doğal yırtılma yaşamaktadır.

Şu anda, epizyotomi sadece şu durumlarda gerçekleştirilir:
Bebek sıkıntı çektiğinde ve hızlı çıkmasına yardımcı olunması gerektiğinde
Dokular idrar yolu ve klitoris gibi hassas bölgelere doğru yırtıldığında
Uzun bir süre itildikten sonra, esneme veya doğumla ilgili bir gelişme olmazsa

Hiç kimse epizyotomiye ihtiyacınız olup olmadığını tahmin edemez. Epizyotomiye ihtiyacınız olma ihtimalini azaltmaya yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler bulunur. Ancak, bebeğinizin boyutu gibi kontrol edemediğiniz bazı faktörler de vardır.

İyi dengelenmiş bir diyet yapmak ve vajinal bölgenizi doğumdan dört hafta önce esnetmeye başlamak epiztomiye duyacağınız ihtiyacı azaltabilir. Doktorunuz, vajinal açıklığınıza sıcak bası veya ılık mineral yağı uygulayarak cildinizi yumuşatabilir ve bebeğinizin daha kolay çıkmasına yardımcı olabilir.

Küçük yırtılmalar daha az ağrılı olabilir ve epizyotomiden daha hızlı iyileşebilir. Bazı durumlarda, epizyotomi yapılmayabilir fakat annenin yine de birkaç küçük dikişe ihtiyacı olabilir.

Epizyotomi veya yırtılmaların düzeltilmesi için doktorlar, alınması gerekmeyen, kendiliğinden eriyecek dikişler atarlar. Cilt iyileşirken kaşıntı yaşayabilirsiniz.

Bebeğimi Ne Zaman Emzirebilirim?

Bebeğiniz stabil bir durumda ise bebek doğduktan kısa bir süre sonra emzirmeye başlayabilirsiniz. Bebek çok hızlı nefes alırken emzirmeye başlarsanız anne sütüyle boğulabilir. Hemşire, emzirmenin ertelenmesini gerektirecek herhangi bir sorun olduğunda size söyleyecektir.

Ancak, birçok hastane, bebeğinizin size bağlanması için doğduktan bir saat sonra cilt teması olarak bilinen temasın yapılmasını sağlar. Bu temas, rahmin daha az kanaması için gerekli hormonların salgılanmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda bebek de bu sırada emzirmeye başlayabilir. Hızlı bir şekilde bağ kurmak, anne ve bebek arasındaki ilişkinin gelişmesi için bir fırsat yaratır.

Unicef’te yapılan bir araştırmaya göre, doğumdan sonra cilt teması yapan anneler, emzirme konusunda %55.6’lık etki bildirirken bunu yapmayan anneler ise sadece %35.6’lık bir etki görmüşklerdir.

Bebeklerin çoğu doğumdan sonraki ilk saat boyunca uyanıktır. Bu zaman aralığı, emzirmeye başlamak için harikadır. Sabırlı olun ve bebeğin daha önce hiç emzirilmediğinin farkında olun. Yeni doğan bebeğinizle tanışmanız ve bebeğin nasıl emeceğini öğrenmeniz gerekecek. Bebeğiniz emme konusunda hemen uzmanlaşamazsa canınızı sıkmayın. Hemşireler siz ve bebeğiniz iyi bir düzen oluşturuncaya kadar sizinle birlikte çalışacaktır.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...