Fil Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi

Fil hastalığı (lenfödem) dünyada yüz milyondan fazla kişide görülmektedir. Vücudun lenf sisteminde tıkanmaya yol açabilecek herhangi bir sağlık problemi fil hastalığı ile neticelenebilir.

Fil Hastalığı Belirtileri

Fil hastalığının en tipik belirtisi deride, deri altı dokularında ve lenf bezlerinde meydana gelen aşırı kalınlaşma ve büyümedir. Bu duruma en çok kol, bacak ve cinsel organlarda rastlanır; ancak vücudun diğer bölgelerini de etkileyebilir. Olası diğer belirtiler şunlardır:

  • Etkilenen bölgedeki deride kuruma, kumlu ve derin çatlaklı görüntü, ten renginde koyulaşma
  • Ateş, titreme
  • Genel sağlık durumunda düşüş, halsizlik
  • İdrarda süt kıvamı, beyazlama
  • Penisin deri gerisinde kalması, esnekliğini kaybetmesi, ağrıması, yanması
  • Vajinanın kalça ile birleştiği yerde büyüme, şişme
  • Bazı kadınlarda göğüste büyüme
  • Dalak veya karaciğerde büyüme

Nehir körlüğü (onkoserkiyazis) hastalığı yüzünden ortaya çıkan fil hastalığında ek olarak şu belirtiler görülür:

  • Kemiğe yakın deri üzerinde oluşan minik yumrular
  • Göz dokularında oluşan lezyonlar (yaralar). Hastalığın şiddetine göre görüş bulanıklığına yol açabilir.

Fil Hastalığının Nedenleri ve Bulaşma Yolları

Lenf sisteminde yaşanan tıkanmalar lenf sıvısının sağlıklı bir şekilde kan dolaşımına aktarılmasını engelleyince anormal şişme ve büyümeler yaşanır.

1) Parazitler

Fil hastalığına en sık parazit adı verilen zararlı canlılar neden olmaktadır. Solucan, kurt olarak da bilinen bu zararlıların fil hastalığına neden olan üç türü vardır:

  • Wuchereria bancrofti
  • Brugia malayi
  • Brugia timori

Parazit larvaları taşıyan sivrisinekler kanları ile beslendiği insanlara fil hastalığını bulaştırmaktadır.

2) Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Korunmasız cinsel ilişki ile bulaşan bakteri kaynaklı hastalıklar fil hastalığına neden olabilir. En sık görülen çeşitleri şunlardır:

  • Lenfogranülamoz (Hodgkin hastalığı, LGV): Kilamidya bakterileri yüzünden ortaya çıkar. Cinsel organ civarındaki lenf bezlerinde tıkanmaya neden olur.
  • Donovanoz: Bu hastalıkta bakterilere tepki gösteren bağışıklık sistemi lenf damarlarını daraltarak tıkanmaların ortaya çıkmasına neden olur. Cinsel organlarda şişme ve büyümeye neden olur.
3) Podoconiosis

Bu hastalık bulaşıcı olmayan fil hastalığı olarak da bilinir. Çıplak ayakla toprakta dolaşıldığında topraktan emilen küçük mineral parçacıklarının neden olduğu düşünülüyor. Bağışıklık sistemi bu parçacıklara tepki verdiği zaman fil hastalığı oluşabilmektedir.

Fil hastalığı ile sonuçlanabilecek diğer hastalık ve durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Layşmanya hastalığı: Şark çıbanı, siyah ateş olarak bilinen türleri vardır. Taşıyıcı sinekler bulaştırır.
  • Tüberküloz (verem)
  • Cüzzam
  • Sürekli tekrarlayan Streptokok bakteri iltihabı

Ayrıca travma, cerrahi müdahale ve radyasyona maruz kalmak gibi etkenler dolaylı olarak lenf bezlerinde ve lenf sisteminde tıkanmalara yol açarak fil hastalığına neden olabilir.

Fil Hastalığının Tedavisi

1) İlaç Tedavisi

Fil hastalığında insan vücudunda gelişebilen solucan ve kurtlara karşı etkili antelmintik ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar kurtdöken olarak da bilinir. Aşağıda bazı örneklerini bulabilirsiniz:

  • Dietilkarbamazin (DEC): Filaria cinsi parazitlerde kullanılır, bir tür sitrattır. Orta ve uzun vadede şişen lenf bezlerinin inmesini sağlar. En sık kullanılan tedavidir; baş dönmesi, ateş ve kas ağrısı gibi yan etkiler gösterebilir.
  • İvermektin: Wuchereria Bancrofti türü parazitin varlığında tercih edilir.
  • Suramin: Nehir körlüğü hastalığında kullanılan tek ilaçtır, yetişkin kurt ve parazitlere karşı etkilidir.
  • Mebendazol
  • Flubendazol
  • Albendazol

Bakteri kaynaklı fil hastalığında antibiyotikler kullanılabilir.

2) Cerrahi Müdahale
  • Fil hastalığının neden olduğu geniş alana yayılmış büyük su toplanmaları ameliyatla yok edilebilir.
  • Cerrahi operasyon, testisleri etkileyen fil hastalığı vakalarında da etkili bir yöntem olmaktadır.
  • Kol ve bacaklarda etkili olan fil hastalığında kullanılan cerrahi teknikler önceki iki madde kadar başarılı olmamaktadır. Ayrıca böylesi bir müdahale, büyük miktarda deri nakillerini ve zorlu ameliyat prosedürlerini zorunlu hale getirmektedir.
  • Nehir körlüğünde ise bölgesel anestezi sonrasında bezlerde oluşan yumrular nodülektomi ile alınarak göz ve deri sorunları giderilir.
3) Yaşam Tarzı Önerileri ve Evde Uygulanabilecek Tedaviler
  • Hasta kişinin idrarında lenf sıvısı (ak kan, kilüs) bulunursa; hasta yağlı yiyecekler tüketmemelidir. Bu kişinin idrarı renk ve kıvam itibari ile süte benzer.
  • Tekrarlayan fil hastalığına yakalanan kişiler etkilenen kol veya bacaklarını sargı bezi ile sararak baskı ve kontrol altında tutmalıdır.
  • Etkilenen organ kalp seviyesinden yukarıda tutulmalıdır.
  • Taşıyıcı sineklerin sık sık hastalığa neden olduğu coğrafyalarda bulunan kişiler gerekli tedbirleri almalıdır.

İlk yorumu sen yaz

Tüm yorumları göster

Yorum yaz