Fosfor Nedir ve Neden Önemlidir? Diyetinizdeki Fosfor

Fosfor Nedir ve Neden Önemlidir? Diyetinizdeki Fosfor

Fosfor vücudunuzda en çok bulunan ikinci mineraldir. İlki kalsiyumdur. Vücudunuzun atıkların filtrelemesi, doku ve hücrelerin onarması gibi birçok fonksiyon için fosfora ihtiyacı vardır.

Çoğu insan günlük diyetleriyle ihtiyaç duydukları fosfor miktarını alır. Aslında vücudunuzda çok fazla fosfor bulunması oldukça yaygındır. Böbrek hastalığı ya da çok fazla fosfor tüketilmesi ve yeterli miktarda kalsiyum alınmaması fosfor fazlalığına neden olabilir.

Bununla birlikte, bazı sağlık durumları (diyabet ve alkolizm gibi) veya ilaçlar (bazı antasitler gibi) vücudunuzdaki fosfor düzeylerinin çok düşmesine neden olabilir.

Çok yüksek veya çok düşük fosfor seviyeleri kalp hastalığı, eklem ağrısı veya yorgunluk gibi tıbbi komplikasyonlara neden olabilir.

Fosfor Ne Yapar?

Kemiklerinizi güçlü ve sağlıklı tutmak, enerji elde etmek ve kaslarınızı hareket ettirmek için fosfora ihtiyacınız vardır!

Ayrıca, fosfor aşağıdakilere yardımcı olur:

  • Güçlü kemikler ve dişler inşa eder
  • Böbreklerinizde atıkların filtreler
  • Vücudunuzun enerjiyi nasıl depoladığını ve kullandığını yönetir
  • Doku ve hücreleri büyütür, korur ve onarır
  • Vücudun genetik yapı taşları olan DNA ve RNA üretir
  • B ve D vitaminleri ile iyot, magnezyum ve çinko gibi diğer mineralleri dengeler ve kullanır
  • Kasların kasılmasında yardımcı olur
  • Düzenli bir kalp atışının devamını sağlar
  • Sinir iletimini kolaylaştırır
  • Egzersiz sonrası kas ağrısını azaltır

Hangi Yiyecekler Fosfor İçerir?

Çoğu gıda fosfor içerir. Protein bakımından zengin besinler de mükemmel fosfor kaynaklarıdır. Bunlar arasında aşağıdakiler de bulunur:

  • Et ve kümes hayvanları
  • Balık
  • Süt ve diğer süt ürünleri
  • Yumurtalar
  • Sert kabuklu yemişler ve tohumlar
  • Fasulyeler

Diyetiniz yeterli miktarda kalsiyum ve protein içerdiğinde, muhtemelen yeterince fosforunuz olur. Bunun nedeni kalsiyum açısından yüksek olan yiyeceklerin çoğunda fosforun da yüksek miktarda bulunmasıdır.

Bazı protein olmayan gıda kaynakları da fosfor içerir. Örneğin:

  • Kepekli tahıllar
  • Patates
  • Sarımsak
  • Kurutulmuş meyve
  • Karbonatlı içecekler (fosforik asit karbonatlaşma için kullanılır)

Tam tahıllı ekmek ve tahıl çeşitleri beyaz undan yapılanlara göre daha fazla fosfor içerir. Ancak insanlar bütün tahıl gıdalarından fosfor alamazlar.

Ne Kadar Fosfora İhtiyacınız Var?

Diyetinizde ihtiyaç duyduğunuz fosfor miktarı yaşınıza bağlıdır.

Yetişkinlerin 9 ila 18 yaş arasındaki çocuklardan daha az, ancak 8 yaşın altındaki çocuklardan daha fazla fosfor ihtiyacı vardır.

Linus Pauling Enstitüsü aşağıdaki günlük alımını önermektedir:

  • Yetişkin (19 yaş ve üstü): 700 mg
  • Çocuk (9-18 yaş): 1,250 mg
  • Çocuk (4 ila 8 yıl): 500 mg
  • Çocuk (1 ila 3 yıl): 460 mg
  • Bebek (7 ila 12 ay): 275 mg
  • Bebek (0 ila 6 ay): 100 mg

Az sayıda insanın fosfor takviyesi alması gerekir. Çoğu insan, yediği yiyeceklerle gerekli miktarda fosfor alabilmektedir.

Çok Fazla Fosfor ile İlişkili Riskler

Çok fazla fosfat zehirli olabilir. Mineral fazlalığı ishale ve ayrıca organ ve yumuşak dokuların sertleşmesine neden olabilir.

Yüksek düzeyde fosfor vücudunuzun demir, kalsiyum, magnezyum ve çinko gibi diğer mineralleri etkili bir şekilde kullanma yeteneğini etkileyebilir. Kaslarınızda kalsiyum ile birleşerek kaslarınızda mineral birikintileri oluşturabilir.

Kanınızda çok fazla fosfor olması nadirdir. Tipik olarak sadece böbrek problemleri olan veya kalsiyumlarını düzenleme problemleri olan kişilerde bu sorun görülür.

Çok Az Fosfor ile İlişkili Riskler

Bazı ilaçlar vücudunuzun fosfor seviyelerini düşürebilir. Örneğin aşağıdakiler:

  • İnsülin
  • ACE inhibitörleri
  • Kortikosteroidler
  • Antiasitler
  • Antikonvulzanlar

Düşük fosfor belirtileri şunları içerebilir:

  • Eklem veya kemik ağrısı
  • İştah kaybı
  • Sinirlilik veya endişe
  • Yorgunluk
  • Çocuklarda zayıf kemik gelişimi

Bu ilaç kullanıyorsanız yüksek fosfor içeren yiyecekler yiyip yememeniz veya fosfor takviyeleri alıp almamanız konusunda doktorunuzla konuşun.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...