Kendinize Nasıl Mükemmel Sorular Sorarsınız?

Soru Soran KadınYaşam koçluğu eğitimimde, ilk ödevlerimden biri müşterilerimize sormak için 100 soru hazırlamaktı. Bunlar genelde “Nasıl?” “Neden?” ve “Ne?” ile başlayan ucu açık sorulardı. Sadece “Evet” veya “Hayır” cevapları ya da basit bir yanıtla geçiştirilemeyecek, düşünmeye sevkedecek sorular.

Fark ettim ki, bu derin ve güçlü sorular gerçekten kim olduğumuzla, asıl kimliğimizle bağlantı kurmamıza yardım edebilir. Ayrıca değerlerimizi açıklığa kavuşturup, yaratıcılığımızı tetikleme potansiyeline sahipler.

Mümkün olduğunca çok soruyla alevlenebileceğimi düşündüm sonra. Alevlenip, kendimle ilgili birçok şeyi değiştirebileceğimi. Aslında hepimizin yapması gereken de bu. Yetinmedim, ödevi bir adım ileri götürdüm.

Derine Gitmek

Kendi kendime düşündüm: “Hayatımı değiştirecek bir şeye gerçekten odaklanırsam ne olur?” diye. Bu da ikinci sorumun doğmasını sağladı: “İstediğim ne?” Başka bir soruya zıplamak yerine, buna bir süre kafa yordum.

Cevabım şuydu: “Kullanıcıların kendileri ve gerçeklikleri hakkında bir şeyler öğrenebilecekleri ilgi çekici bir websitesi. Onlara yardım edebileceğimi fark edip, siteye devamlı olarak gelecekler.” Cevabımın getirdiği tatmine rağmen, doğal olarak başka bir soruya geçtim: “Bunu nasıl sağlayabilirim?”

Cevabım: “Siteyi dikkatlice planlayıp, iyi ve ilgi çeken yazılar koyacağım. Güzel bir tasarım ile insanların başka yerde bulamayacakları bilgiyi onlara vereceğim.” Yine başka bir soru ile karşılık verdim: “Peki, beni engelleyen ne, yolumda ne duruyor?”

“Ezilme korkusu. Yapılacak bütün işler yüzünden ezilmiş hissediyorum, şaşkına dönmüş durumdayım. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Başlarsam da, geri bir adım atıp, kendimi her şeyi yeniden organize ederken buluyorum. Yaptığım şeyin doğru olmasını sağlamak için mükemmeliyetçi bir eğilimim olabilir.”

İlginç bir şekilde, her şey hareketleniverdi. Her cevabım zihnimi başka bir güçlendirici soruya getirdi. Oturup, tam manasıyla cevaplanana kadar her soruya kafa yordum. Farkında olmadan içsel bir diyalog gelişti.

Varılacak Yer Bilinmiyor

Sonunda, gitmeyi düşünmediğim bir yere gittim ve süreç hakkında daha fazla bilgi sahibi oldum. Ödev tabi ki beklenilenden uzun sürdü. Ama soruların dünyasına çok daha fazla girmeyi başarabilmiştim.

Kazandığım şey, hayatımda değiştirmek ya da sorgulamak istediğim bir şey olduğunda güçlendirici sorular sormamın yeterli olduğuydu. Ayrıca gelecekteki müşterilerime bir egzersiz olarak gösterebilirdim.

Sizin Sıranız

Sizi kullandığım süreci denemeye davet ediyorum. Önce hayatınızda değiştirmek ya da yakından incelemek istediğiniz bir şey hakkında düşünün.

Eğer aklınıza bir şey gelmiyorsa, şu basit soruyla başlayın: “Hayatımda neyi değiştirmek isterdim ya da neye sahip olsam güzel olurdu?” Yakında ortaya çıkacak bir problemi, nihai hedefinizi veya ideal bir sonucu göz önüne alın.

Ciddi şekilde düşündükten sonra, bu soruya olan cevabınızı bir kağıda yazın (gerçekten yazın ama). Bu, sorgunuzun kafanızdan çıkıp daha somut bir şeye dönüşmesine imkan verecektir. Ayrıca geriye dönüp, önceki sorularınızı inceleme şansı sağlayacaktır.

Sıradaki Soru Evresi

Sonra, cevabınızın diğer mantıklı soruyu sormaya öncülük etmesine izin verin. Eğer sıradaki soru kolayca gelmiyorsa, “başkası benim cevabımı temel alarak nasıl bir soru sorardı” diye düşünün.

Fark ettiyseniz, sorular gittikçe daha derin ve cevaplanması daha zor hale geliyor. Bu da iyiye işaret.

Bununla birlikte, eğer hiçbir cevap aklınıza gelmiyorsa, bir süreliğine bunu bir kenara bırakın ya da yatın uyuyun. Sorguya başka bir zaman devam edersiniz. İronik olarak, böylece soruyu cevaplayabilirsiniz, hatta tam da sorguyu unuttuğunuz anda.

Cevaplar nasıl gerekiyorsa, uzun ya da kısa olabilir. Anahtar nokta her soruyla zihninizin yeterince haşir neşir olmasını sağlayacak zaman vermek.

Bitti mi?

Peki, bittiğini nasıl anlayacaksınız? Kaç soru cevapladığınızla açıkçası pek ilgisi yok. Genel olarak, süreçten tatmin olmanız gerekiyor, cevaplarınıza katılmasanız veya cevaplarınızı sevmesiniz bile.

Hatta bu bazı şeylerin harekete geçtiğinin göstergesi olabilir. Problemi yeni bir ışığın altında gördünüz. Ne bildiğinizi anlayarak içselleştirdiniz. Bir içgörü kazandınız. Son cevabınızı aldınız ya da bambaşka bir yola girdiniz, önemli olan bu zihin yolculuğunun kendisi.

Soruların dünyasına girdiğinizde, içsel bir keşif yolculuğuna da çıkmış olacaksınız. Şimdi, gidin ve kendinize mükemmel sorular sorun. Cevaplarınız sizi sizden daha iyi tanımlayacaktır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir