Kısa Süreli, Uzun Süreli ve İşleyen Hafıza Arasındaki Farklar - Multi Yaşam
Kısa Süreli, Uzun Süreli ve İşleyen Hafıza Arasındaki Farklar

Kısa Süreli, Uzun Süreli ve İşleyen Hafıza Arasındaki Farklar

Hafızaya ve hafızanın nasıl işlediğine dair bilgilerin büyük kısmı uzmanlar için hâlâ birer sır. Ama uzmanların bildiği bir şey varsa o da hafızanın temel olarak üç kısma ayrıldığı: Kısa süreli hafıza, uzun süreli hafıza ve çalışan hafıza. Tüm bu hafıza türlerinin hepsi hatırlama, öğrenme ve yaratma süreçlerimizde çok önemli rol oynuyor. Hafıza olmadan insani gelişimin var olmayacağını söylersek hakikatten başka bir şey vurgulamamış oluruz.

Üç Hafızanın Arasındaki Fark

Kısa süreli hafızanın uzun süreli hafızadan ayrıldığı iki temel nokta vardır. Sadece kısa süreli hafızada bilgi aşınması söz konusudur ve kapasite limiti vardır. Uzun süreli hafızada ise muazzam miktarda bilgi depolanabilir ve bu bilgiler kalıcıdır.

Kısa süreli hafıza insanoğluna bilgiyi kısa süreliğine saklama yeteneği verir. Bir telefon numarasını tuşlayana kadar akılda tutmak gibi. Bilginin uzun süreli hafızada tutulması için efor sarf edilmediği sürece kısa süreli hafızanın tuttuğu bilgi saniyeler veya dakikalar içerisinde kaybolacaktır.

Kısa süreli hafızanın (ve işleyen belleğin) kapasitesinin şu olduğuna yaygın şekilde inanılıyor: 7+/-2. Yani bir insan ortalama olarak 7 rastgele ve bağımsız objeyi kısa süreli hafızasında tutabiliyor. Diğer bir deyişle kısa süreli hafıza tek seferde 5 ile 9 arasında ögeyi tutabiliyor. Bu insani bellek aralığı olarak da biliniyor.

Kısa süreli hafızanın prefrontal (alın) korteksin temel bir fonksiyonu olduğuna inanılıyor. Bellek pekiştirildiğinde ise hipokampüse taşınıyor. Uzun süreli hafıza bu bölgede şekilleniyor ve kalıcı hale geliyor. Bu kısa süreliden uzun süreli hafızaya geçiş için kasıtlı emeğe, zamana ve hafızanın pekiştirilmesi esnasında başka bir müdahalenin olmamasına ihtiyaç var.

Gündelik bilgiler pekiştirilerek uzun süreli hafızaya taşınmadığı zaman unutulur. Pekiştirme nedir? Tekrar etmek ve gözden geçirmek, incelemektir. Bir şey tekrarlandıkça ve kullanıldıkça beyin yeni sinirsel bağlantılar üretir. Bu bağlantılar o bilginin güçlenmesini sağlayacak yeni yollar demektir. Süreçte iki nöron (sinir) arasında aktarılan sinyaller sıklaşır ve sinir kavşakları (sinapslar) güçlenir.

Ek olarak, uyumanın hafızanın pekiştirilmesinde ve öğrenme sürecinde çok önemli olduğu söyleniyor. Fareler üzerinde yapılan bir araştırmada uyku esnasında daha fazla gen açığa çıkarıldığı ve uzamsal öğreti ile gösterilen aktivitelerin hipokampüslerinde tekrar edildiği gözlendi.
Kısa süreli hafıza pekiştirilir ve uzun süreli hafızada depolanırsa kökleşerek kalıcı hâle gelir, sonradan kullanım için rahatça ulaşılabilir olur. Örneğin kısa süreli hafızaya alınan bir telefon numarası pekiştirilmezse unutulur. Unutulmaması için ya kısa süreli hafızada tekrar ve tekrar depolanarak yepyeni nöron bağlantıları oluşturulmalı ya da kişi numara üzerine eğilip emek sarf ederek özümsemeli.

En nihayetinde kısa süreli hafızanın görevi bilgileri geçici kullanım için dosyalamak. Pekiştirilmezse silinir. Bu silinme işlemi öğrenmeye ve yeni bilgilere yer açılması için önemlidir. Ancak bir kere uzun süreli hafızaya yerleşen bilgi orada sonsuza kadar depolanır. Belki sonsuza kadar depolanmış gibi hissettirmeyebilir. Bazen uzun süreli hafızada depoladığınız bilgiyi hemen çağıramayabilirsiniz ama yine de oradadır. Çünkü bir kere depolandıktan sonra, kalıcıdır.

Kısa Süreli, Uzun Süreli ve İşleyen Hafıza Arasındaki Fark

Bazen kısa süreli hafıza ve işleyen hafıza ifadeleri bir diğerinin yerine kullanılabilmektedir. Kısa süreli hafıza işleyen hafızanın içerisinde rol oynuyor ama bu ikisi tam olarak aynı şey değil. Hem kısa süreli hafıza hem de uzun süreli hafıza, bilgileri işleyen hafızanın kullanımına sunmak için hazırda bekletir. İşleyen hafıza, hafızanın çalışma sisteminin yapısal olarak nasıl idare edildiğine dair teorik bir çerçevedir. Uzun süreli ve kısa süreli hafızanın her ikisi de bu işleme mekanizmasında önemli rol oynar.

Alın korteksindeki merkezi yönetim alanı görünüşe göre hem kısa süreli hafızada hem de işleyen hafızada çok temel rol oynuyor. Bu alan hem kısa süreli hafızaya depolama alanı sunuyor, hem de aynı anda hafızayı çağrılabilmesi ve yönlendirilebilmesi için ulaşılabilir kılıyor. Kısa süreli hafıza ile işleyen hafızanın arasındaki temel teorik fark bilginin yönlendirilebilmesidir. Kısa süreli hafıza bilgiyi anlık olarak tutmak veya unutmak için görev alıyor; işleyen hafıza ise bilginin idare edilmesi ve hayata uygulanması kavramlarını tanımlamak için kullanılan bir ifade.

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...