Lenfosit (LYM) Düşüklüğü Nedenleri ve Tedavisi

lenfositLenfositler (LYM), bağışıklık sistemimizde bulunan ve kemik iliğinde üretilen bir tür beyaz kan hücresidir. Lenfositler vücudu bakteri ve virüslere karşı korurlar.

Üç ana lenfosit türü şunlardır:

  • T Hücreleri
  • Doğal Öldürücü Hücreler
  • B Hücreleri

Bu üç tür, zararlı hücrelerin büyümesini engelleyerek vücudun bağışıklığını meydana getirirler. Bu hücreler aynı zamanda antikor üretirler. T ve B hücreleri kanserli hücrelerin büyümesini kontrol etmeye yardımcı olurlar. Vücudun bağışıklık sisteminin düzenli çalışması için lenfositlerin, beyaz kan hücrelerinin yaklaşık %15 ila %40 arasını oluşturması gerekir.

Lenfosit (LYM) Düşüklüğü Nedir?

Bir mikrolitre kanda 1000 ila 4800 lenfosit olmalıdır. Bu da kan hücrelerinin %15 – %40’ını oluşturmaktadır. Eğer lenfosit sayısı %15’in altına düşerse, düşük olarak kabul edilir.

Lenfosit düşüklüğü, vücudun enfeksiyona karşı direncinin düşük olduğunu gösterir. Bu durum vücudun kanser ve tümör gibi rahatsızlıklara karşı zayıf olduğu anlamına gelir. Ayrıca lenfosit düşüklüğü, çeşitli organların zarar görmesine de yol açar.

Lenfosit (LYM) Düşüklüğünün Nedenleri ve Tedavi Yolları

Lenfosit düşüklüğüne sebep olacak bir çok neden vardır. Nedenine bakılmaksızın enfeksiyonlardan korunmak için bu durum tedavi edilmek zorundadır. En yaygın nedenlerden birisi lenfositlerin, lenf düğümlerinde takılmasıdır. Aşırı üzüntü de lenfosit sayısının düşmesine neden olur.

Lenfosit düşüklüğü, çoğu durumda kolay kontrol altına alınabilir ve antibiyotik gibi ilaçlarla kolayca tedavi edilebilir. Basit bir kan testi bu durumu tespit etmek için yeterlidir. Sonrasında ise, nedenlerini bulmak için daha ileri seviye testler yapmak gerekir.

Lenfosit düşüklüğü için gereken tedavi yöntemleri, bu durumun nedenlerine bağlıdır. Herhangi bir doktor sebebi belirleyip uygun ilacı yazabilir.


1. Aplastik Anemi (Kemik İliğinin Yeni Hücre Üretememesi ) / Kemik İliği Fonksiyon Bozukluğu


Aplastik anemi, vücut yeteri miktarda beyaz kan hücresi üretemediği durumda meydana gelir. Bu durum kişiyi bitkin bırakır, kontrolsüz kanamaya ve enfeksiyonlara açık hale getirir. Her yaşta görülebilecek bir durumdur. Bir anda meydana gelir ve zamanla daha kötü hale gelir. Kanser için yüksek dozda kemoterapi veya radyasyon tedavisi görenlerde, hamilelerde, bazı reçeteyle satılan ilaç ya da zehirli kimyasal kullanan insanlarda bu durumun görülme riski yüksektir.

Tedavisi: Tedavi, kan nakli, gözlem ve ilaç tedavisi içermektedir. Ciddi durumlarda kemik iliği nakli tavsiye edilir. Dinlenme, temas gereken sporlardan ya da düşmeyle veya kesilmeyle sonuçlanabilecek aktivitelerden kaçınma, mikroplardan ve enfeksiyon risklerinden korunmak da bazı tedavi yöntemlerindendir.
Alınacak önlemleden bazıları da bitki ve böcek öldürücü ilaçlara, çözücülere ve boya çıkarıcılara doğrudan temas etmekten kaçınmaktır.


2. Bulaşıcı Hastalıklar


Verem, viral hepatit ve AIDS gibi bazı bulaşıcı hastalıklar lenfosit düşüklüğüne neden olur. AIDS, HIV virüsünden kaynaklanır. Bu virüs, vücudun bağışıklık sisteminin çökmesine neden olur. Verem, akciğerleri etkiler ve erken tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Viral hepatit, tedavi edilmezse karaciğer kanserine yol açan karaciğer hastalığıdır.

Bu bulaşıcı hastalıklara herkes yakalanabilir. Bununla birlikte, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir. Bağışıklık bastırıcı steroidler, AIDS, bağışıklık sistemini etkileyen belli tür kanserlerle hastalıklar ve hastayı enfeksiyona karşı zayıf düşüren ilaç kullanmak risk faktörlerindendir.

Tedavisi: Lenfosit düşüklüğünün sebebi belirlendiğinde ona uygun ilaç verilir. Antibiyotikler, mantar, virüs ve parazit önleyici ilaçlar yaygın olarak kullanılır.


3. Otoimmün (Doğuştan Gelen Bağışıklık) Hastalıkları


MS hastalığı, deri veremi ve romatoid artrit lenfosit düşüklüğüne neden olan otoimmün hastalıklarındandır. Deri veremi, organların iltihaplanmasına yol açar ve hayati riski vardır. MS hastalığı, sinirlerin koruyucu tabakasına zarar verir ve fiziksel engelliliğe neden olur. Romatoid artrit, eklemlerin iltihaplanmasına sebep olur ve sonucunda eklemlerde şekil bozukluğuna yol açar.

Hastanın cinsiyeti, yaşı, hayat tarzı ve aile öyküsü bu hastalıklara yakalanma ihtimalini artıran etkenlerdendir. Romatoid artrit görülen 40 yaş üzerindeki kadınlar bu duruma yakalanmaya daha yatkındırlar. Ayrıca sigara da bu hastalığa yakalanma riskini artırır.

Tedavisi: Otoimmün hastalıkları, hastalığın sebebine göre tedavi edilir. Örneğin, romatoid artritin tedavisi olmasa da ilaç kullanılarak ağrılar azaltılabilir. Fizik tedavi ve artrit için mesleksel terapi eklemlerin korunmasına yardımcı olur. Steroidler, iltihaplı durumları tedavi etmek için kullanılır ve lenfosit sayısında azalmaya neden olur.


4. Kanser


Kanser, özellikle kan kanseri, lenfosit düşüklüğüne yol açabilir. Lenfoma ve lösemi lenfosit düşüklüğünün belirtileridir.

Tedavisi: Kanser hastaları için, radyasyon ve kemoterapi uygun olan tek tedavi yöntemidir. Bununla birlikte, radyasyon ve kemoterapi lenfosit sayımının daha da düşmesine sebep olur.
Kalıtsal Hastalıklar

Kalıtsal hastalıklar, hücre büyümesini azaltarak lenfosit sayısının düşmesine sebep olur. Kalıtsal hastalıklara örnek olarak Wishott-Aldrich sendromu ve DiGeorge anomalisi sayılabilir.


5. İlaç ve Terapi Etkisi


Zararlı hücrelerle savaş için yapılan terapiler aynı zamanda beyaz kan hücrelerine de zarar verebilir. Bu da lenfosit düşüklüğüne yol açar. Artrit gibi hastalıklarla savaşmak için kullanılan ilaçlar da lenfosit sayısının azalmasına sebep olur.

Tedavisi: Bilmeniz gerekir ki lenfosit düşüklüğü durumu genellikle kolay tedavi edilir ve telaş gerektirecek bir durum değildir. Belli aralıklarla kan testi yaptırarak lenfosit değerlerinin kontrol edilmesi önerilir. Lenfosit düşüklüğü, erken teşhis edildiğinde daha kolay tedavi edilebilir. Erken teşhis ayrıca durumun daha da ilerlemesine fırsat vermeden tedavi edilmesine olanak sağlar.

Lenfosit düşüklüğü fark edildiğinde, bu durumun sebebini araştırmak üzere daha fazla test yapmak gerekecektir. Belirli aralıklarla check-up yaptırmak tavsiye edilir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir