Migrenle Yaşamak: Gerçek Hikâyeler

Migrenle Yaşamak: Gerçek Hikâyeler

Aileden Gelen Baş Ağrıları

Jimmy babasının genç yaşlarından beri fena baş ağrıları yaşadığını hatırlıyor. Jimmy’nin babası Tommy, bu baş ağrıları yüzünden mide bulantısı yaşıyor, kusuyor ve günlerce yatakta kalıyordu. 45 yaşına geldiğinde Jimmy de babası gibi baş ağrıları yaşamaya başladı. Jimmy bu baş ağrılarının dünyadaki en berbat his olduğunu söylüyor. “Basınç o kadar kötüleşiyordu ki neredeyse kafam patlayacakmış gibi hissediyordum.”, diyerek migrenin nasıl bir şey olduğunu ifade ediyor Jimmy.

Şu an 58 yaşında olan Jimmy de tıpkı babası gibi migrenle birlikte sersemlik, ışık hassasiyeti ve bulantı hissediyor. Ağrıları geçirmek için ağrı kesici ilaçlardan faydalansa da kusmaya bir çare bulamamış. Jimmy, “Benim için işe yarayan tek şey ağrı kesicileri içmek ama o zaman bile ağrılar birkaç saat boyunca devam ediyor.”, diyor.

Jimmy’nin oğlu William ilk migrenini 13 yaşında yaşamış. “O zamana kadar daha önce hiç baş ağrısı yaşamamıştım. Bu yüzden ne olduğunu tam olarak anlayamamıştım.”, diyor William. Belirtilerini görüşte bulanıklık, ışık hassasiyeti ve gözlerin arkasında ağrı olarak ailesine açıklıyor ve aile bu belirtilerin Jimmy’nin belirtilerine benzer olduğunu fark ediyor. William’ı hemen hastaneye götürüyorlar ve naproksen adlı ilaç veriliyor. Daha sonra, William’ın belirtileri giderek kötüleşiyor ve doktoru, migren başlayacak gibi hissettiğinde Maxalt kullanmasını istiyor. Şu an William 21 yaşında ve yılda ortalama bir nöbet geçiriyor.

“Migren, bende babama göre çok daha erken çıktı ama bu durum, çocuklarımda oluşabilecek bu hastalığın bilincinde olmamı sağladı.”, diyor William. “Bu benim genlerimde var ve çocuklarımın da genlerinde olacak. Ailemin benim için yaptığı gibi, ben de herhangi bir sorun yaşadıklarında onlara çabucak tedavi sağlamak istiyorum.”

Migreninizi Nelerin Tetiklediğini Bilin

Halkla ilişkiler müşteri yöneticisi olan 22 yaşındaki Katelyn, baş ağrısı yaşadığı için içki içmeyi sevmediğini söylüyor. “Akşamdan kalma olduğumda ve içkiden kaynaklı baş ağrısı yaşadığımda kendimi çok kötü hissediyorum çünkü bunu önleyebilirdim.”, diyor.

Katelyn’in anneannesinde ve teyzelerinde de migren baş ağrıları var. Katelyn, yediklerini, içtiklerini ve kullandığı ilaçları kaydederek alkolün migreni tetiklediğini keşfetmiş. Katelyn, “Amacım önlem olarak kullandığım ilaçları azaltmaktı. Her gün ilaç kullanmaktan hoşlanmıyorum.”, diye ekliyor.

Migren günlüğü tutunca Katelyn ve doktorları baş ağrılarının doğum kontrol haplarının sonucunda ortaya çıktığını keşfetmişler. “Östrojen haplarının migrenimi tetiklediğini keşfetmem neredeyse 4 yılımı aldı. Şimdi östrojen içermeyen doğum kontrol hapları kullanıyorum. Hapın içindeki hormon, progesteron. Bu hapla birlikte hormonlarım dengeleniyor ve baş ağrılarım geçiyor.”, diyor Katelyn. “Hala baş ağrılarım oluyor ama şimdi basit bir ağrı kesiciyle onları geçirebiliyorum.”

Kateleyn, baş ağrılarınızı tetikleyen şeyleri bulup, onlardan uzak durmanızın daha dengeli ve ağrısız bir hayat yaşamanızı sağladığını söylüyor. Her gün aynı saatte yemek yiyen Katelyn kahvaltı yapmazsa veya yeterli protein tüketmezse baş ağrıları yaşadığını söylüyor. Bu yüzden, vücudunuza dikkat etmenizin önemli olduğunu vurguluyor.

Yardım İstemenin Önemi

İlkokul öğretmeni olan Michelle’in ilk migreni hakkındaki anıları oldukça canlı. “8 yaşındaydım. Komşumuzun çocuklarıyla birlikte okuldan eve geldim. Evimizde kimse yoktu. Annem işten geç gelecekti ve ben de kapının girişinde gözlerimin patlamasına neden olacak şiddette bir baş ağrısıyla oturuyordum. Annem eve geldiğinde, içeri koşup kustum. Günün geri kalanını net hatırlamıyorum.”

21 yaşındayken Michelle’in baş ağrıları sürekli ve can sıkıcı bir hal almıştı. 23 yaşındayken kronik ve elden ayaktan düşüren bir hale gelmişti. Şimdi 29 yaşında ve yedi aydır hiç baş ağrısı yaşamıyor. Baş ağrıları, eskiden olduğu gibi tüm gününü götürmüyor, sadece birkaç saat sürüyor.

Michelle’in, migrenini tedavi etmek için çabaları bu zamana kadar çoğunlukla başarısızlıkla sonlandı. Onun görüşüne göre, migreni tedavi etmek için yapılan ilk denemeler, doktor baş ağrılarını nasıl geçireceğini bilmediğinden etkisizdi. “Bana Aleve kullanmamı söylemişti. Migren ataklarından sonra Maxalt denilen başka bir ilaç kullanıyordum ve bu ilaçlar ben de hiç etki etmiyordu. Üçüncü kez atak yaşadığımda reçeteyle belli bir doz naproksen kullanmaya başladım. Yine bir etkisini göremedim.”, diyor Michelle.

Bir nöroloğa ilk kez 24 yaşında gitmiş ve migrenleri başladığından beri ilk kez o zaman bir rahatlama yaşamış. Michelle bu deneyimi şu şekilde anlatıyor:

“Muhteşemdi, kendimi daha iyi hissetmemi sağlayacak ilaçlar verdi. Doktor beni dinledi, ağrılarımı anladı ve kendimi daha iyi hissetmemi sağladı.”

Ancak bu rahatlama kısa süreliydi. Michelle ilaçların etkisiz olduğunu görünce dozaj artırıldı. Sürekli acı çekmek istemediği için botoks tedavileri de dâhil, migrenin yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışan başka bir nörologla görüştü. Bu tedavilerin hepsi sınırlı sonuçlara neden olsa da Michelle ve doktoru umudu kesmedi.

Michelle en önemli şeyin size inanan ve sizi anlayan bir doktor bulmanız olduğunu söylüyor. Sizi destekleyen birilerini bulmanız da son derece önemli. Pek çok kişi sizi anlamasa da sizi destekleyecek birilerini bulmalısınız.

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...