Nöronlar Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Nöronlar Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Nöronlar ya da sinir hücreleri, beyninizdeki sinyalleri alırlar. Nöronların diğer hücrelerle birçok ortak noktası olmasına rağmen yapısal ve fonksiyonel olarak oldukça farklıdırlar. Aksonlar, nöronların elektrik ve kimyasal sinyalleri diğer hücrelere iletmesini sağlar. Nöronlar, dendrit denilen kök benzeri uzantılarla bu sinyalleri alırlar. Doğum anında, insan beyninde 100 milyar nöron vardır. Diğer hücrelerin aksine nöronlar çoğalmazlar ya da yenilenmezler. Nöronlar öldüklerinde yerlerine bir başka sinir hücresi geçmez. Yeni sinir hücrelerinin yapılmasına nörojenez denir. Bu süreç tam anlaşılamamış olsa da doğumdan sonra beynin bazı kısımlarında gerçekleşir. Araştırmacılar nöronları ve nörojenezi inceledikçe, bu durumun Alzheimer veya Parkinson gibi nörojeneratif hastalıklarla ilişkisi de ortaya çıkmaktadır.

Nöronun Kısımları

Nöronların boyutları, şekilleri ve yapıları bulundukları yere göre ve yaptıkları işe göre değişir. Ancak, neredeyse tüm nöronlar hücre gövdesi, akson ve dendrit olmak üzere 3 kısımdan oluşur.

Nöronların İşlevleri

Nöronlar, aksiyon potansiyellerini kullanarak sinyal gönderirler. Aksiyon potansiyeli nöronun elektrik potansiyelinde iyonların, hücre zarından giriş çıkışı sırasında oluşan elektrik potansiyelindeki değişimdir.

Aksiyon potansiyeli hem kimyasal hem de elektrik sinapslarını tetikleyebilir.

Kimyasal Sinapslar

Kimyasal sinapslarda, aksiyon potansiyeli diğer nöronları nöronların arasında bulunan sinaps denen boşluklarla etkiler. Sinapslar,presinaptik uç, sinaptik boşluk ve postsinaptik uçtan oluşur.

Aksiyon potansiyeli üretildiğinde, akson aracılığıyla presinaptik uca doğru iletilir. Bu durum, nörotransmiter denilen kimyasal elçilerin salınmasını sağlar. Bu moleküller,sinaptik boşluktan geçerler ve dendrittekipostsinaptik uçtaki alıcılarla bağlanırlar.

Nörotransmiterler, postsinaptik nöronları uyarırlar ve kendi aksiyon potansiyellerini oluşturmalarını sağlarlar. Postsinaptik nöronu durdurarak aksiyon potansiyeli üretmesine engel de olabilirler.

Elektrik Sinapslar

Elektrik sinapslar sadece uyarma işlemini yaparlar. İki nöron, aradaki boşluktan bağlandıkları zaman bu durum ortaya çıkar. Bu boşluk sinapstan çok daha küçüktür ve pozitif elektrik sinyallerini ileten iyon kanalları bulunur. Bunun sonucunda, elektrik sinyaller kimyasal sinyallere göre çok daha hızlı ilerlerler. Ancak, sinyal bir nörondan diğerine geçtiğinde azalır ve iletilirken daha az etkili hale gelir.

Nöron Türleri

Nöronların yapıları, işlevleri ve genetik karakterleri değişkenlik gösterir. Çok sayıda nöron düşünüldüğünde binlerce farklı türde nöron olması normaldir. Bu durum tıpkı Dünya üzerinde yaşayan binlerce farklı organizma olması gibidir.

Nöronlar işlev açısından ele alındıklarında bilim insanları nöronları duyu, ara ve motor nöronlar olarak üç ana türe ayırıyor.

Nöronlarla İlgili Yapılan Araştırmalar

Son yüzyıl içinde yapılan araştırmalar, nöronlar konusundaki anlayışımızı geliştirseler de nöronlar hakkında anlamadığımız hala birçok şey var.

Yakın bir zamana kadar, araştırmacılar yetişkinlerde nöron oluşumunun beynin hipokampüs denilen bölgesinde gerçekleştiğini düşünüyorlardı. Hipokampüs, öğrenmenin gerçekleştiği ve hafızaya alındığı yerdir.

Fakat bir araştırmada hipokampalnörojenez inceleme altına alındı. 37 donörünhipokampüs örnekleri incelendikten sonra, araştırmacılar yetişkinlerin çok az sayıda hipokampal nöron ürettiğini keşfetti.

Araştırma sonuçları henüz onaylanmamış olsa da bu bulgular son derece önem taşımaktadır. Bu alanda araştırma yapan birçok kişi nörojenezin Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde yardımcı olabileceğini düşünmektedir.

Özetleyecek olursak, sinir sistemi hücrelerine nöron denir. Nöronların hücre gövdesi, akson ve dendrit olmak üzere üç kısmı vardır. Bu kısımlar kimyasal ve elektrik sinyalleri alıp göndermeye yararlar.

Nöronların binlerce türü olsa da işlevlerine göre duyu, ara ve motor nöronlar olmak üzere üç ana grup altında incelenebilirler.

Nöronların beynin gelişimindeki rolleriyle ilgili hala bilmediğimiz pek çok şey vardır. Bu alanda araştırmaların yapılmasıyla daha çok yeni bilgi açığa çıkacaktır.

Kaynak: https://www.healthline.com

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...