Nörotransmitter Nedir? Nörotransmitterlerin Sağlığa Etkileri

Sinir Hücresi SinapsSon zamanlarda adlarını sıklıkla duyduğumuz serotonin ve dopamin gibi beyin hormonları birer nörotransmitterdir. Nörotransmitterler sinir hücreleri arasında ve sinir hücresinin bağlı bulunduğu diğer vücut hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasallardır. Peki, bunu nasıl yapıyorlar? Gelin, birlikte inceleyelim.

Nörotransmitter Nedir?

Kalbinizin atması, ciğerlerinizin nefes alması, midenizin sindirmesi ve diğer bütün vücut fonksiyonları için beyninizden ilgili organa bir sinyal gitmesi gerekiyor. Bu sinyaller devam ettiği müddetçe vücuttaki fonksiyonlar çalışmalarını sürdürüyor.

serotonin-sinaps Bu sinyalin sinir hücreleri aracılığı ile gittiğini muhtemelen biliyorsunuz. Sinir hücresi boyunca elektriksel olarak iletilen sinyal, sinir hücreleri arasında, sinaps adı verilen bu boşluklarda kimyasal olarak iletiliyor. İki sinir hücresi arasındaki bu kimyasal iletime ise nörotransmitterler aracılık ediyor. Nörotransmitterler bir sinir hücresinden aldıkları sinyali, diğerine taşıyarak sürecin kesintiye uğramamasını sağlıyor. Resimde iki sinir hücresi arasındaki küçük parçacıklar nörotransmitterleri temsil etmektedir.

Nörotransmitterlerin Sağlığa Etkileri

Nörotransmitterler hayati vücut fonksiyonları dışında ruh hâlini, uykuyu, konsantrasyonu ve kiloyu da etkiler. Bu yüzden zihinsel sağlık açısından çok önemlidir. Nörotransmitterlerdeki eksiklik ya da fazlalık çeşitli olumsuz semptomlar ortaya çıkarabilir. Nörotransmitterlerin eksikliği birçok nedenden kaynaklanabilir. Amerika’da yapılan bir araştırma Amerikalıların %86’sının optimum aralığın dışında nörotransmitter seviyesine sahip olduğunu gösteriyor. Stres, yetersiz veya dengesiz beslenme, nörotoksinler, genetik yatkınlık, bazı ilaçlar ve uyuşturucular, alkol ve kafein kullanımı gibi nedenlerle optimum düzeyin dışına çıkılabiliyor.

Bilim insanları şu ana dek 100’den fazla nörotransmitteri tanımlamış durumdalar. Bu nörotransmitterlerden dopaminin eksikliği hareketleri kontrol etmeyi zorlaştıran Parkinson hastalığına, asetilkolin eksikliği ise zihinsel yetenekleri azaltan Alzheimer’s hastalığını neden oluyor. Dopamin fazlalığının ise şizofreniye sebep olabileceği düşünülüyor.

Nörotransmitter Çeşitleri
Nörotransmitterler fonksiyonlarına göre ikiye ayrılır: uyarıcı ve engelliyici. Uyarıcı nörotransmitterler pek heyecan verici değiller. Bunlar beyni uyarırlar ve genelde fiziksel fonksiyonları kontrol ederler, kalp atışı gibi. Beyni sakinleştiren ve denge yaratan nörotransmitterler engelleyici nörotransmitterlerdir. Bunlar zihinsel sağlık ile yakından ilişkilidir. Engelleyici nörotransmitterler ruh hâlini dengede tutarlar ama uyarıcı nörotransmitterler aşırı aktif olduklarında sayıları azalır ve bundan ruh hâli olumsuz etkilenir.

Engelleyici Nörotransmitterler

Engelleyici nörotransmitterlerden bazıları şunlardır:

Serotonin
Serotonin engelliyici bir nörotransmitterdir, yani beyni uyarmaz. Serotoninin yeterli seviyede olması, dengeli bir ruh hâli için gereklidir. Ayrıca uyarıcı nörotransmitterlerin aşırı aktif olmasını da etkiler. Eğer sürekli uyarıcı ilaçlar veya kafein kullanırsanız, serotonin miktarında zamanla azalma olur. Serotonin ayrıca birçok diğer vücut fonksiyonunu da kontrol eder: karbonhidratisteği, uyku döngüsü, acı kontrolü, düzgün sindirim gibi. Düşük serotonin düzeyleri ayrıca bağışıklık sistemi fonksiyonlarının zayıflamasına neden olur.

Asetilkolin
Asetilkolin gönüllü hareket, öğrenme, hafıza ve uykudan sorumludur. Aşırı asetilkolin depresyona, çok az asetilkolin ise unutkanlığa ya da bunama neden olur.

GABA
GABA genelde “doğanın sakinleştirici maddesi” olarak tanımlanır. GABA düzeyi normalin dışına çıktığında, uyarıcı nörotransmitterler daha aktif hâle gelir. Bu durumda GABA nörotransmitterleri salınarak bu etki nötralize edilir.

Endorfin
Acıyı azaltan ya da dindiren nörotransmitterdir. Ayrıca haz alma ve memnuniyet hissi endorfin ile sağlanır.

Dopamin
Özel bir nörotransmitterdir, çünkü hem uyarıcı hem de engelleyici olarak görev yapar. Dopaminin azlığı depresyon olarak kendini gösterebilir. Ayrıca uyarıcı nörotransmitterler başlığında okuyacağınız üzere, odaklanmaya yardım olur.

Uyarıcı Nörotransmitterler

Uyarıcı nörotransmitterlerden bazıları şunlardır:

Dopamin
Dopamin bizim ana odaklanma nörotransmitterimizdir. Dopamin düşük veya yüksek olduğunda çeşitli odaklanma sorunları yaşayabiliriz. Anahtarlarımızı nereye koyduğumuzu unutma, az önce bitirdiğimiz paragrafın ne anlattığını hatırlayamama, ya da işe kendimizi veremeyip, hayallerde gezinme gibi belirtiler dopamin miktarındaki dengesizlik olabilir. Dopamin ayrıca işleri bitirme arzumuzdan yani motivasyondan sorumludur. Kafein ve sigara sinapslarda dopamin miktarını artırarak, odaklanmayı geliştirir. Ama, sürekli dopamin uyarımı uzun vâdede dopaminin azalmasına sebep olur.

Nöroepinefrin
Nöroepinefrin uyarıcı bir nörotransmitterdir ve vücuttaki uyarım süreçlerinden sorumludur. Ayrıca epinefrinin (adrenalin) üretiminde görev alır. Nöroepinefrin yüksek seviyelerde aksiyeteye ve ruh hâlinin negatife dönmesine neden olur. Nöroepinefrinin az seviyeleri ise enerjisizlik, odaklanmada aksaklık ve uyku düzeninin bozulması olarak kendini belli eder.

Epinefrin
Epinefrin stresi yansıtan bir nörotransmitterdir. Dikkat eksikliği gibi semptomlarda epinefrin düzeyi yükselmiştir. Uzun süreli stres ya da insomniya epinefrin düzeyinde azalmaya neden olur. Epinefrin ayrıca kalp atımını ve kan basıncını (tansiyon) düzenler.

Yorumlar

  1. Anonim der ki

    Sevgili multiyasam ailesi yazınız için çok teşekkür ederim, çok yardımcı oldunuz, sevgilerimle..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir