Tip 1 Diyabet Belirtileri ve Tedavisi

Tip 1 diyabet, yaşam boyunca kontrollü bir beslenme, egzersiz ve tedavi gerektiren bir hastalıktır. Dikkatli ve titiz bir yaklaşım sayesinde tip 1 diyabet belirtilerinin büyük çoğunluğu önlenebilir.

Tip 1 Diyabet Belirtileri

Tip 1 diyabet aşağıdaki belirtilere yol açabilir:

  • Aşırı susuz hissetmek
  • Normalden daha sık idrara çıkmak (özellikle geceleri)
  • Yorgunluk
  • Kilo kaybı ve kas kütlesinde kayıp
  • Kasık mantarı, genital bölge ve civarında kaşıntı
  • Görüş bulanıklığı
  • Sıyrık ve yaraların geç iyileşmesi

Müdahale edilmeyen vakalarda kusma, derin ve ağır soluk alıp verme gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler ciddi tehlike işaretidir. Ortaya çıkması durumunda kişinin acilen hastaneye kaldırılması ve tıbbi müdahale alması gerekir.

Not: Tip 1 diyabetin belirtileri özellikle çocuklarda birkaç gün veya hafta gibi kısa süre içerisinde ortaya çıkabilir. Yetişkinlerde ise bu süre birkaç ayı bulabilir.

Tip 1 Diyabet Neden Olur?

Tükettiğimiz gıdalar sindirim sistemimizde vücudumuzun kullanabileceği kadar küçük bileşenlere parçalanır. Sonrasında kan dolaşımına ve oradan da hücrelere aktarılır. Bu bileşenlerden biri de glikozdur (şeker). Glikoz, vücut enerjisinin üretiminde kullanılır.

Glikozun vücut hücrelerine girmesini sağlayan insülin isimli bir hormon vardır. Tip 1 diyabet hastalığında ise kişi hiç insülin üretememektedir. Bu nedenle vücut hücreleri ihtiyaç duyduğu enerjiye ulaşamamakta, kan şekeri kontrol altında tutulamamaktadır.

Aşağıdaki etkenler insülin üretilememesine ve tip 1 diyabete neden olabilir:

1) Genetik Etkenler Ve Otoimmün Tepki

İnsülin, pankreastaki beta hücreleri tarafından üretilir. Tip 1 diyabet vakalarının çoğunda, kişinin bağışıklık sistemi kendi beta hücrelerine saldırmaktadır. Bağışıklık sisteminin bu hatalı tepkisini (otoimmun tepki) başlatan etkenin ne olduğu bilinmiyor.

Uzmanlar tip 1 diyabetle ilişkili olan 18 farklı gen bölgesi tespit ettiler. Bu genler bağışıklık sisteminin tepkilerini etkiliyor. Ayrıca;

  • Birinci derece akrabalarından birinde tip 1 diyabet olan kişide bu hastalığın görülme riski %10
  • Tek yumurta ikizlerinden birinde tip 1 diyabet varsa diğerinde de görülme riski %33

Bu gerçekler tip 1 diyabetin genetik faktörlerle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ancak tip 1 diyabet sadece genetik etkenlerle açıklanamaz; çünkü vaka sayısı son 40 yılda kalıtsal hesaplamalardan çok daha hızlı yükseldi.

2) Virüsler

Bazı araştırmalar virüs kaynaklı iltihapların tip 1 diyabeti tetikleyebileceğini gösterdi. Mercek altına alınan virüsler bağırsak iltihaplarına yol açan enterik virüsler. Tip 1 diyabetle bağlantısı yakalanan bazı virüs türleri şöyle:

  • Kabakulak
  • Konjenital rubella
  • Koksakivirüsleri
  • Kızamıkçık
  • Rota virüsü
3) İnek Sütü

Beslenme programlarının tip 1 diyabet üzerine etkisini araştıran bazı çalışmalar var. Bu araştırmalardan bazıları, anne sütü emen ve D vitamini alan bebeklerde tip 1 diyabet riskinin düştüğünü gösteriyor. Bazı araştırmalarda ise erken dönemde inek sütü içirilen bebeklerde tip 1 diyabet riskinin yükseldiği görülüyor.

Ancak tüm araştırmacıların bu konuda görüş birliğine varmamış olduğunu da belirtmemiz gerekiyor.

Tip 1 Diyabet Tedavisi

Tip 1 diyabetin kesin tedavisi yoktur. Tedaviler kan şekerinin olabildiğince normal aralıkta tutulmasına odaklanır. Bu sağlanırsa tip 1 diyabetin tehlikeli belirtileri ortaya çıkmayacaktır.

1) İnsülin Tedavisi

Tip 1 diyabet hastasının dışarıdan insülin alması gerekir. İnsülin şırınga yolu ile alınmalıdır. Oral yoldan alınırsa tükettiğimiz gıdalar gibi sindirime uğrar ve kan dolaşımına karışamaz.

Her bireyin günlük insülin ihtiyacı farklıdır. Tip 1 diyabet hastasının günlük ne kadar ve hangi sıklıkta insülin takviyesi alması gerektiğine uzman doktoru karar vermelidir. Günde 2-4 kez insülin iğnesi vurulmak gerekebilir.
İnsülin takviyesi için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir:

İnsülin enjektörü: Üzerinde insülin hacmini bildirecek ölçümler olan şırıngalardır.

İnsülin kalemi: İnsülin enjektöründen daha pratik ve sosyal bir kullanım sağlayabilir.

İnsülin pompası: Bir deste oyun kartı boyutundaki bu cihaz sayesinde sürekli insülin iğnesi vurulmaya gerek kalmaz. Bu cihaz ince, esnek bir tüp ve tüp ucundaki iğne sayesinde cilt altınıza sizin istediğiniz miktarda ve süreklilikte insülin gönderir.

  • Çoğu kişi, pompa iğnesinin mide civarına sabitlenmesini tercih etmektedir. Ancak kalça, uyluk, popo veya kolunuzu da tercih edebilirsiniz.
  • Sık sık hipoglisemi (düşük kan şekeri) ataklarına yakalanıyorsanız, doktorunuz insülin pompası kullanmanızı önerecektir.
2) Hastalığı Kontrol Altında Tutun

Tip 1 diyabeti yaşam tarzı önlemleri ile kontrol altında tutabilirsiniz. Bunun için bazı yöntemler şunlardır:

Kan Şekerini Ölçme: Egzersiz esnasında şeker (glikoz) tüketimi artacağı için öncesinde kan şekeri ölçülmelidir. Bu sayede ne kadar insülin kullanılması gerektiği belirlenebilir. 45 dakikadan uzun egzersizlerde, egzersiz esnasında da kan şekeri ölçülmelidir.

Aperatif Yiyecekler Bulundurma: Kan şekerinin düşmesi riskine karşılık, hastanın yanında insülin iğneleri ile birlikte şeker, meyve suyu, bal veya glikoz tableti gibi aperatifler bulunmalıdır.

Diyabet Bilekliği: Kişi acil durumlarda hızlı müdahaleye erişebilmek için diyabet bilekliği takmalıdır.

İlk yorumu sen yaz

Tüm yorumları göster

Yorum yaz