Tutkunuzu Özgür Bırakın ve Başarıya Cüret Edin

Tutkunuzu Özgür BırakınÇocukken nasıl hissettiğinizi, hani yeni şeyler denemek için hissettiğiniz o özgürlüğü ve tutkuyu hatırlıyor musunuz? O inanılmaz duyguyu. Hayat çok heyecan verici görünürdü. Bunu tekrar istemeniz çok normal.

Özlediğiniz şey aslında eski günler değil. Korkmadan yeni şeyler denemek ve başarılı olmak için gereken tutku eksik olan şey.

Neden “Hayır” Kelimesini Unutmanız Gerekir

Tutkunuza ve özgüveninize ne oldu? Yıllar sizden bunları çaldı mı? Muhtemelen çalmadı, onlar orada bir yerlerde duruyor ve ortaya çıkarılmayı bekliyor. Sadece kafanız biraz karışık. Eğer insanların çoğu gibiyseniz, şekillendiğiniz yaşlarda (yani 2 ile 6 yaş arasında) binlerce “HAYIR” ile ezildiniz ve durgunlaştınız. Öğrenmek ve büyümek için şansınızı kullanmak istediğinizde, en çok duyduğunuz kelime “HAYIR”dı.

Bazı “HAYIR”lar kendi iyiliğiniz içindi. “Hayır! Yola fazla yaklaşma.” Ama birçoğu keyfi sebeplerdi. “HAYIR, çünkü ben öyle söyledim”. Bu yıllar boyunca “HAYIR”ların acımasız engeli size büyük zarar verdi aslında. Meraklı zihniniz şaşırdı, ailenizin ve diğerlerinin “HAYIR”larla süslü azarlarını taklit etmeye başladı.

Şu anda azarlanma yaşını çoktan geçtiniz, ama geçmiş “HAYIR”lar zihninizde hala yankılanıyor. Onları duyabiliyor musunuz? Başkalarının zihninizi okuyabildiğini hayal edin. Kaç tane “HAYIR”ın zihninizde homurdandığını duyabilirler? İşte o “HAYIR”lar büyük potansiyelinizi fark etmenizi engelleyenler.

Kendinizi “HAYIR”la tanımladığınızda, güvensiz ve şüpheci bir kişilik ortaya koymuş, maceraperest bir hayat için gereken tutkunuzu suya daldırmış oluyorsunuz. Kendimize karşı işlediğimiz en büyük suç, eski “HAYIR”ları hatırlayıp tutkumuzu bastırmak. “HAYIR”ı dinleyenler ne büyüyebilirler, ne de hayatı tam manasıyla yaşayabilirler.

“EVET”in Gücü

Aydınlanmanın zamanı geldi. Şimdi tutkunuzu elde etmenin ve hayata “EVET” demenin zamanı. Bunun için hala zihninizde homurdanan “HAYIR”lara “HAYIR” demeniz gerekiyor. Eğer şu an okuduğunuz şeye dikkat ediyorsanız, benimle hemfikir olup başınızı sallayacaksınız. “EVET” zamanı geldi.

“EVET” dediğinizde muhteşem şeyler olur. Peki, zihninizi homurdanan “HAYIR”lardan nasıl temizleyip, tutku pırıltısına sahip olacaksınız? Elmasın pırıltısı yine elmasın içinde olur, başka bir yerde değil. Tutkunun ve özgüvenin pırıltısı da yine sizin içinizde, başka bir yerde değil. Kendi öğretmeniniz olup, içsel anlamda gerekeni yaptığınızda pırıltıya tekrar sahip olacaksınız.

Pırıltıya Tekrar Sahip Olmak İçin Atılacak 3 Adım:

1. İşten Önce İşi Yaparak Başlayın

İşten önceki iş, içsel olarak yapmanız gerekenler. Hayallerinizi açıkça ortaya çıkarmak, dışarıda yapacaklarınız için bir temel oluşturmalı.#içsel konuşmanın gücü# Etkin bir şekilde bunu yapabildiğinizde pırıltıyı tekrar elde edeceksiniz. Sizi rahatsız eden “HAYIR”ların yankısını ortaya çıkarmakla başlayın. Hangi başarıyı arzuluyorsanız, basitçe onu düşünün ve dinleyin. “HAYIR” diye bir şey duyabiliyor musunuz?

2. Birçok Gücünüzden Birini Tekrar Çağırmanın Vakti Geldi – Reddetme Gücü

Güçsüz hissetmeyi reddedin. Bunun için harekete geçmeyi önleyen “HAYIR”ların arkasındaki sebepleri yazabilirsiniz: “Yeterince zeki değilim”, “Benden geçti artık”, “Henüz yetersizim”, “Şanssızım”. Sadece bahaneleri yazmak, homurdayan “HAYIR”ları reddetme gücünüzü artıracaktır. Böyle bir tanımlama “HAYIR”ları kavramanızı sağlayacak, Reddetmenin Gücü de onları defedecektir.

3. Tutku Ve Cesaret İçin Zihninizde Bir Oda Yapmanın Zamanı Geldi

Karşı Operasyona başlama vakti. İşte çok efektif bulduğum bir mental süreç. Rahat bir koltuğa otururum, rahatlarım ve çöle doğru giden bozuk, kirli bir yolda araba sürdüğümü hayal ederim. Çok sıcak, tozlu ve rahatsız bir yolculuk. Kendime sorarım: “Neden o yöne doğru gidiyorsun?” Cevap: “Bir alışkanlıkla veya mantıklı bir sebeple değil.” Hemen Karşı Operasyona geçerim. Bu da U dönüşü yapmak ve yeşil, kırlık bir alana doğru yönelmek olur. Kendime şunu söylerim: “Çöle doğru giden o kirli yol kötü bir tercih, ama son değil.” İşte doğru yöne doğru gidiyorum ve daha serin, daha taze bir havayı soluyorum artık. Bu adım aklımı pratik, sevecen ve bilge sese doğru açar. Böylece hayallerimi başarmak için gereken tetikleyici unsuru bulmuş olurum.

Yukarıdaki üç adım pırıltımı geri kazanmama yardım etti. Böylece öğretmenlik mesleğinden ayrıldım ve tutkum olan şu anki mesleğime başladım. Kendime “EVET” diyebilmek için gereken tutku ve cesareti bulamasaydım, çocukluğumdaki “HAYIR”ları hala dinliyor olsaydım hayallerimdeki bu yaşamı hiç tadamayacaktım.

Sınırsız potansiyele sahipsiniz. Çocukken bunu hissedebiliyordunuz ve yeni şeyler deniyordunuz. Sizin için bu hala doğru. O yüzden şu an yapmanız gereken tutkuyla ve cesurca hayata “EVET” diyebilmek. Çocukluğunuzun macera ruhu sizi bekliyor, ama çağrınıza ihtiyacı var.

Rob White: Mütevazı bir başlangıçtan büyük bir emlak imparatorluğuna uzanan bir hayat. Aynı zamanda çok satan 3 kişisel gelişim kitabının yazarı.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir