Yorgun Hissetmenizin Gerçek Sebebi: Ve Nasıl Tekrar Enerjik Olabilirsiniz?

Yorgun Hissetmenizin Gerçek Sebebi: Ve Nasıl Tekrar Enerjik Olabilirsiniz?

“Yorgunluktan ölüyorum.” Bunu sürekli der misiniz?

  • Yorgunluk; saf bir bitkinlik, odaklanma yetersizliği, öfke, yılgınlık ve davranışsal sorunlar, hafıza problemleri, azalmış çalışma performansı ve yavaş tepki süresi de dahil olmak üzere birçok şekilde ortaya çıkabilir. Yorgunluk aynı zamanda obezite, hipertansiyon, depresyon, diyabet  de dahil olmak üzere medikal sorunlar ile ve artan araba kazalarıyla da ilişkilendirilir.
  • Yorgunlukla kahve, şeker, enerji içecekleri, vitaminler ve enerjimizi ve dayanıklılığımızı arttıracağını iddia eden diğer ürün çeşitleriyle savaşırız. Ama ya yorgunluğunuz size başka bir şey anlatmaya çalışıyorsa?
  • Eğer yeterince uyku alıyor ve hala yorgun hissediyorsanız, durma ve bir adım geri gidip nelerin yorgunluğunuza katkı yaptığına bakma vaktiniz gelmiştir.
  • Çeşitli bir özgeçmişe sahip bir yaşam koçu ve danışman olarak olaylara -birden fazla seviyede- beden, zihin ve ruh da dahil olmak üzere, bütünsel bir açıdan bakıyorum.
  • Yani bir sonraki bir bardak kahvenize, saat 15:00 tatlınıza ya da toksik enerji içeceğinize  uzanmadan önce hadi neden sürekli olarak yorgun olmanızın bazı diğer sebeplerine ve, daha da önemlisi, bu konuda neler yapabileceğinize bakalım.
  • İşte neden yeterince dinlediğiniz halde yogun hissediyor olmanızın 11 potansiyel sebebi ve bu konuda yapabilecekleriniz.

1. Uyumunuzu Kaybetmişsiniz (Zihinsel, Duygusal ya da Ruhsal)

Esasen, olduğunuz kişiden ve sizin için işe yarayandan sapmışsınızdır. Belki mutsuzsunuz, eksiksiniz, aşırı stresli ya da hayatınızın belli yerlerinden basitçe sıkılmışsınızdır sadece. Çalışmayan bir ilişki içinde, katlanamadığınız bir işte ya da enerjinizi sömüren bir durumda olabilirsiniz.

Hayatınızda akışta, formunda ve yaptığınız şey konusunda heyecanlı ve meşgul olduğunuz bir zamanı düşünün. O zamanlar ne kadar uykuya ihtiyacınız oluyordu? Muhtemelen sadece birkaç saat sonra bile, tahminimce, sabah kendinizi yataktan alarm saati olmadan fırlamış, güne girişmeye heyecanlı bir halde buluyordunuz.

Tersine bir de enerjinizi tüketen bir ilişki ya da iş içinde olduğunuz zamanları bir düşünün. Ne kadar uyursanuz uyuyun, muhtemelen sabahları yataktan çıkmayı oldukça güç buluyordunuz ve hasta bahanesine birkaç kere başvurmaya meyletmişsinizdir.

Hepimiz bizi harika ve enerji dolu ve de enerjimizi sömüren şeylere sahibiz. Belki hızlı ilerlemeyi seven birisiniz ama ayrıntılar içinde boğuluyorsunuzdur; belki de bir şeyin durumu kontrolünüz altında olduğunda başarılı olan birisinizdir ama her şey kontrolden çıkmış gibi hissediyorsunuzdur. Ya da belki doğaçlama ve çeşitlilikle mutlu olan birisinizdir ve hayatınnızdan sıkılmışsınızdır.

11 yaşındaki kızıma yeterince uyudukları halde insanların yine de yorgun hissetmeleri hakkında ne düşündüğünü sorduğumda bana şunu söyledi:

Belki insanlar sıkılmışlardır ve bu yüzden yorgunlardır.”

Hiç merak ettiniz mi neden çocuğunuzu haftaiçi günlerinde okula gitmesi için yataktan çıkarmaktan zorlanırken, haftasonları kendilerinin yataktan atlayarak çıkmalarını? Belki de suçlu budur.

Yakın bir zamanda hayatının bir dönemini anlatan müşterim benimle şu fikrini paylaşmıştı: “Patronum berbattı, iş sıkıcıydı ve bu beni sürekli yorgun hissettiriyordu.”

Kesinlikle.Kim olduğunuzda uygun bir şeyler yaptığınızda, ihtiyacınız olan şeylerle uyumlu ortamlarda enerji dolu ve canlı hissedersiniz. Tam tersine tabiatınıza uymayan bir ortamda olduğunuzda bitkin ve enerjiniz tükenmiş hissedersiniz.

Ne yapabilirsiniz?

Bir adım geri atın ve neyin işe yaramadığını tanımlayın. Ne istediğinizi keşfedin ve ona yönelik çalışın. Size enerji veren şeyler yapın. Sizi sağlıklı ve canlı hissettiren, enerji veren ve heyecanlandıran nedir? Sizi akışta tutan ve sizi en fazla kendiniz gibi hissettiren nedir? Hayatınıza bunları daha fazla katmayı amaçlayın.

Kim olduğunuzla daha uyumlu olmak için yollar bulun.

2.Uyumunuzu Kaybetmişsiniz (Fiziksel)

Yapısal olarak uyumumuzu kaybettiğimizde, bu birçok soruna sebep olabilir. İşler uygun şekilde hareket etmediğinde, bu bedeninizin işini yapmasını oldukça güçleştirir. Bahsetmeye bile gerek yok, ağrı yorucudur ve enerjinizi sömürür. Ve bedenlerimize oldukça da yükleniyoruz zaten, değil mi? Onları etrafta sürüklüyor ve ne yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Onların da bakıma ihtiyacı var.

Omurga Ağı Analizinda uzmanlaşmış olan kiropraktör Dr. Ruth Ziemba şöyle diyor:

“Tüm yaşam enerjidir. Biz enerjiyiz. Bu enerji akışını rahatsız eden ve engelleyen her şey dengesiz yaratır… Fiziksel, zihinsel ve duygusal stres sebepleri subluksasyona (omurilik hizasızlığına) sebep olur ve bu da bedeniniz boyunca sinyallerin temizce iletilmesine engel olur. Bu yorgunluk ve uykusuzluk gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir.”

Yakın bir zamanda normalden çok daha yorgun hissediyor ve “diğer her şeyi” doğru yapıyor gibi hissediyordum. Bu yüzden kiropraktörümü ve bedensel denge terapistimi görmeye gittim. İki gün sonra daha enerji dolu ve zihnim açık hissediyordum.

Kiropraktörümün yaptığı bu benzetmeye bayılıyorum: “Bir enstruman akortu bozuksa onu ne kadar iyi çaldığınızın bir önemi yok.”

Bu bedenlerimiz için de çok doğru.

Ne yapabilirsiniz?

Biraz bedensel bakım yaptırın. Buna bir masaj, akapunktur, kayropraktik, reiki ve bedensel denge terapisi de dahil olabilir. Size hangisi uygunsa.

Nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? Bir arkadaşınızdan ya da iş arkadaşınızdan tavsiye isteyin. Eğer sizi başka bir hekime yönlendirebilecek bu alanda çalışan bir arkadaşınız varsa çok daha iyi. Ve düzenli olarak bedensel bakım yaptırdığınızdan emin olsun, sadece ihtiyacınız olduğunda değil.

3. Doğru Yemiyorsunuz (ya da Yeterince)

Ne ve ne kadar yediğinizin enerji seviyelerinizde büyük bir etkisi vardır.

Birçok diyet protokolü olsa da, tüm uzmanların kabul ettiği bir şey vardır: şeker ve işlenmiş gıdalar sizi halsiz ve yorgun hissettirir. Kan şekerinizi arttırarak size ardından çöküntü getirecek kısa bir enerji periyoduna sokar.

Çelişkili bir şekilde enerjiye ihtiyaç duyduğumuzda aradığımız şeylerdir bunlar.

Ne yapabilirsiniz?

Mütemadiyen doğru olan 2 şey buldum:

Bir; gerçek ve temiz yiyecekler yemeniz gerekiyor. Bedeninize koyduğunuz yiyecekler ya gerçektir ya da değildir. İşlenmiş yiyeceklerden ve özellikle de rafine edilmiş şekerden kaçının. Bu şekilde çok daha iyi hissedeceksiniz.

İki; SİZİN için işe yarayan şeyi bulun. Glütensiz, paleo, Akdeniz yiyecekleri, yüksek yağlı, bitki kökenli… Siz söyleyin. Uzmanlar, iyi niyetli arkadaşlarınız ve aileniz size en iyisinin hangisi olduğunu söyleyebilir belki ama kimse bedeninizi sizden daha iyi bilemez. Dikkatinizi verin, belli yiyecekleri yedikten sonra enerji dolu mu, yoksa yorgun mu hissediyorsunuz? SİZİN için işe yarayan nedir, yaramayan nedir? Bedenlerimizin içsel bir bilgelikleri vardır, eğer ki dinlemeye istekli olursak… ve duymaya.

4.Gerçekten Uyumuyorsunuz

Yeterince uyuduğunuzu kabul ediyoruz. Ama yeterince yüksek kaliteli uykualıyor muyuz? Kötü uyku kalitesinin en baştaki sebeplerinden bazılarına yataktan hemen önce elektronik cihazlarla uğraşmak, kesintiler, konforsuz bir şilte ya da yanlış bir yastık, gıcırdayan dişler, düzensiz bir uyku rutini ya da uyku döngülerinizin tamamını almıyor oluşunuz da dahildir.

Ne yapabilirsiniz?

Temel şeylerle başlayın: yataktan en az 1 saat önce elektronik cihazları bırakın, konforlu bir şilte ve yastığınız olduğundan emin olun, tutarlı bir uyku rutini düzenleyin, dış sesleri azaltın ve iyi karartılmış bir odada ya da bir uyku maskesiyle uyuyun.

Eğer düşük kaliteli bir uyku uyuduğunuzu düşünüyorsanız biraz araştırma yapın ve soruna neyin sebep olabileceğine ve sizin için neyin en iyi çözüm olacağına bakın.

5.Streslisiniz ve Çok Fazla Endişeleniyorsunuz

Stresli olduğunuzda çok daha fazla kortizol üretirsiniz (stres hormonu) ve bu da uykunuzu oldukça etkiler. Bu yüzden stresin bilinen yan etkilerinden birisi de uyku problemidir.

Stres hormonlarının yanı sıra, aşırı endişe enerjinizi sömürebilir. Endişelendiğinizde enerjinizi kullanırsınız. Bu telefonunuzda pili çabuk bitiren bir uygulama olması ve sizin de onu arka planda devamlı çalıştırmanız halinde, bataryayı çabucak bitirmesi gibidir. Bu endişe ve stres için de geçerlidir.

Bunu çok basit bir şekilde düşünüyorum. Hepimiz gün boyu kullanmak için güne 100 birimlik enerjiyle başlıyoruz. Eğer enerjinizin yarısını endişe için kullanıyorsanız, kaçınılmaz olarak yorgun olacaksınızdır.

Ne yapabilirsiniz?

Stres seviyenizi düşürecek şeyler bulun. Bazı müşterilerimin yoga, meditasyon ve egzersiz  ile büyük başarılar elde ettiğini gördüm. Çok mu endişeleniyorsunuz? Sizi endişelendiren şey hakkında temiz bir plan yapın.

6.Yeterince Derin Nefes Almıyorsunuz

Derin nefes almak kaslarınıza ve beyninize oksijen getirerek sirkülasyonunuzu arttırır. Kan dolaşımında artan bu oksijen içeriği size daha fazla enerji ve sağlıklı kaslar, organlar ve dokular kazandırır.

Derin nefes almanın faydalarının önemini vurgulamak için uzun zamandır Yoga Eğitmeni ve Ayurveda Sağlık Danışmanı olan Vivica Schwartz’a ulaştım. Şunları söyledi:

“Çoğu insan sadece göğsüne nefes çeker (sığ nefes alma) ve nefeslerinin daha derinde olan karın bölgesine ulaşmasına izin vermezler, stres ve anksiyete yüzünden. Nefesi aşağı indirmek ve böylece bel bölgesini (ve diyaframla ilişkili olan tüm kasları) genişletmek farkındalığımızı değiştirmenin, sessiz bir zihnin, gerginliğin salınımı ve enerji seviyemizi arttırmanın en iyi yollarından biridir.”

Siz bunu okuyorken ne oldu? Daha derin nefes almaya başladınız mı? Harika, çoktan ilerrlemeye başlamışsınız.

Ne yapabilirsiniz?

Derin nefesler almak için daha sık bilinçli çaba gösterin. Vivica’nın tavsiyelerini deneyin.

  1. Bir elinizi göğsünüze ve diğer elinizi belinizin altına koyun.
  2. Burnunuzdan yavaşça nefes alın ve nefesinizin kaburgada nasıl 3 boyutlu şekilde genişlediğini fark edin.
  3. Şimdi aldığınız havayı ilk önce alt karın bölgenize kaydırın. Böylece alttaki eliniz önce yükselmeye başlar ve sonra göğüs bölgesi dolar.
  4. Nefes verme süreci için tersini yapın. Önce göğüs bölgesini boşaltın, ardından alt karın bölgesini.
  5. Bu şekilde birkaç kez tekrarlayın, diyaframınızın bel bölgesini aşağı ittiğini ve genişlettiğini gözünüzde canlandırın.

7.Yanlış Kalabalıkla Takılıyorsunuz

“Yaşamınızı sömüren” birisini hiç tanıdınız mı? Birlikte zaman geçirdikten sonra yorgun, bitkin ve tükenmiş hissettiğiniz? “Enerji vampirleri” tam olarak bunu yapar, sizden enerjinizi emer. Ne kadar uyuduğunuzun hiçbir önemi yok; eğer enerjinizi sömüren insanlarla birlikteyseniz, yorgun hissedeceksiniz demektir.

Ne yapabilirsiniz?

Biraz sarımsak ve kazık alın ve bu enerji vampirlerini terk edin. Ruhunuzu besleyecek ve sizi canlı ve enerjik hissettirecek insanlarla birlikte takılmak için çaba gösterin.

8.Hareket Etmiyorsunuz

Yıllar boyunca birçok araştırma yapıldı fiziksel aktivitenin ve egzersizin enerjiyi geliştirdiği ve yorgunluğu azalttığı hakkında.

Psychological Bulletin’de 2006 yayınlanan ve oldukça bilinen bilinen bir çalışmada araştırmacılar 6,800’den fazla insan üzerinde egzersiz ve yorgunluk hakkında 70 çalışmayı analiz etti. Çalışmaların %90’ı aynı şeyi gösterdi: Hareketsiz insanlardan düzenli egzersiz programını tamamlayanlar, egzersiz yapmayanlara kıyasla yorgunluklarının düzeldiğini bildirdi.

Ne yapabilirsiniz?

Hareket edin! Egzersizinizi ve hareketinizi arttırmak için yollar bulun. Genel prensipler ortalama bir egzersiz ile haftada 150 dakika ya da zorlu bir egzersizle 75 dakika ya da ikisinin kombinasyonunun. Bu asansör yerine merdivenden çıkmak, günde 20 dakika yürümek ya da zevk aldığınız bir spor yapmak kadar basit olabilir.

9.Susuz Kalmışsınız

İnsan bedeni %50 ila %65 oranında sudan oluşur. Bedenimizin bazı kısımları; beyin, kalp ve ciğerlerimiz gibi, %70 sudan oluşur. Bunun anlamı hafif bir susuzluk bile enerji seviyesinin düşmesi anlamına gelebilir.

Yorgunluk, susuz kaldığınızı ispiyonlayan bir işarettir. Aslında, İngiltere’de 300 doktorun yaptığı bir araştırmaya göre yorgunluk ve bitkinlik gibi şikayetlerle gelen her 5 hastadan 1’i sadece yeterince su içmiyor.

Ne yapabilirsiniz?

Her şeyden önce, yeterince su için. Genel olarak kabul edilen kural günde 8 bardak sudur. Ve sabahları kahvenize uzanmadan önce suya uzanın.

Bununla birlikte, doktor ve hidrasyon uzmanı Dr. Zach Bush şöyle belirtiyor:

“Doğru bir hidrasyon sadece bedeninize su eklemek değildir. Daha spesifik olmak gerekirse, doğru hidrasyon hücrelerinizin içine su eklemektir. Bunu yapmak için hücresel zarlarınızın elektrik yüklerini geliştirmelisiniz. Zarlarınızdaki elektrik yüklerinizi geliştirme stratejileriniz şunları içerir: EMF’e (elektromanyetik alan’a) daha az maruz kalmak, elektrolit alımını arttırmak ve fiber alımını kuvvetlendirmek.”

Bu yüzden şu yoğun hidrasyon protokolünü uygulayın: 3 gün boyunca sabah 7’den akşam 7’ye kadar her yarım saatte bir 115 gr su için. Bu yoğun hidrasyon süresince her iki 115 gr dozdan birine elektrolit ekleyin. Sonra da bedeninize akşam 7 ile sbah 7 arasında yiyecek ve içecek molası verdirin.

10.Çok Meşgulsünüz

Şöyle bir söz vardır: “Eğer bir işin yapılmasını istiyorsunuz, bunu meşgul birinden isteyin.” Ben diyorum ki rahat bırakın şu meşgul adamı. Açıkça sırtlarında yeterince yük var zaten.

Birçok müşteri ile çalışıyorum, özellikle de neden sürekli yorgun olduklarını merak eden annelerle. Onlardan “gündelik hayatları”nı anlatmalarını istediğimde şöyle bir şeyle karşılaşıyorum: sabah 6’da uyanış, egzersiz, çocukları okula götürme, iş, okul sonrası aktiviteler için araba sürme, akşam yemeğini hazırlama, ev işleri, planları koordine etme, banyo ve yatak vakti (çocuklar için elbette) ve çocuklar yatağa gittikten sonra tekrar işe dönme. Ve bir de neden yorgun olduklarını merak ediyorlar.

Anlıyorum. Bunu ben de yaşadım ve bu konuda benim de çok dikkatli olmam gerekiyor. Üç genç kızı olan, toplumda sosyal ve aktif olmak isteyen bir çalışan anne olarak meşgul bir hayat hakkında çok fazla şey biliyorum. Bunu dizginlemem, stratejiler yaratmam ve bilinçli kararlar vermem gerekmişti.

Ne yapabilirsiniz?

Hayatınıza dışardan bir gözlemci ya da “duvardaki bir sinek” olarak bakın. Ne fark ettiniz? Belki de hayır demeyi öğrenmeniz gerektiğini? Belki de bir adım geri atarak sizin için neyin en önemli olduğuna karar vermeniz gerektiğini? Daha iyi sınırlar koymanız gerektiğini? Belki daha fazla görev devretmeniz, dış kaynak kullanmanız ya da sadece KENDİ sırtınızdan bir şey indirmeniz gerekiyordur. Sadece tek bir şey çıkarın ve oradan başlayın.

11.Ortada Dönen Başka Bir Şeyler Var

Eğer üstteki şeylerin hepsini denediyseniz, yeterince uyuyor ve hala yorgunsanız, bir doktora ya da sağlık uzmanına görünmek isteyebilirsiniz altta yatan bir sorun olup olmadığını keşfetmek için. Diğer şeylerin yanında, sebepler arasında kullanılan ilaçların yan etkileri ve tiroid ve böbreküstü bezleri bozukluğu, anemi ve uyku apnesi  gibi sağlık sorunları da bulunabilir.

Ne yapabilirsiniz?

Doktora görünün. Cidden. Bir randevu alın. Eğer yeterince uyuyor ve üstteki her şeyi “doğru” yapıyor ama yine de yorgun hissediyorsanız, buna neyin sebep olabileceğini tanımlamak gerçekten önemli.

12.Tekrar Enerji İle Yaşayın (Şuandan İtibaren!)

  • Eğer yeterince uyuyor ve yine de kendinizi yorgun buluyorsanız, bir adım geri gidip bu sebeplerden hangilerinin sizde yankı bulduğuna bakın.
  • Farklı bir sonuç almak istiyorsanız, bir şeyleri FARKLI yapmak zorundasınız. Daha fazla enerjik ve daha az yorgun olmak için, bazı değişiklikler yapmanız gerekecek.
  • Ne tür değişiklikler yapacaksınız? Daha iyi mi yiyeceksiniz, daha çok mu egzersiz yapacaksınız, daha fazla mı su içeceksiniz, sırtınızdan biraz yük mü indireceksiniz, nefret ettiğiniz işi ya da sizi tüketen ilişkiyi tekrar mı değerlendireceksiniz?
  • Hemen şimdi birkaç dakika ayırın ve deneyeceğiniz 2-3 şeyi düşünün. Onları günlüğünüze, telefonunuza yazın ya da kendinize eposta olarak gönderin.
  • Değişim eylem gerektirir ve değişimi zamanı geldi. Bunu yapabilirsiniz. Şimdi eyleme geçerseniz enerji seviyeniz sizden çok memnun olacaktır!

Kaynak: Healthline

Yorumlar (0)

Sonraki yazı yükleniyor...